Coworking Serisi: “Ortak Çalışma Alanları Dünden Bugüne mi?”

Coworking Spaces (Ortak Çalışma Alanları) başta İstanbul ve İzmir olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde hızla gelişen bir kültür haline geldi. Fakat, bu alanların çalışanlar için bir yaşam biçimi olması ve her çalışanı etkilemesi için ise daha uzun bir yol var. Bu yazıda ortak çalışma alanlarının kuruluş hikayesi, temel işlevleri Türkiye’deki alanlara yakın perspektiften bakınca bizi nelerin beklediği gibi noktalara değinilecektir.

idemahaber olarak başlattığımız coworking röportajları serisinde Türkiye’de bulunan, halihazırda yeni açılmış ya da sektörün öncüleri olan kurumlar ile bir araya gelerek ortak çalışma kültürüne dair çalışmaları öğrenmeyi hedefledik. Ülkemizde iki üç yıllık bir geçmişi olan bu alanlar, dünyanın farklı ülkelerinde daha eskilere dayanan bir sektörü oluşturuyor. Özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa’da oldukça gelişmiş olan ortak çalışma kültürü yeni bir yaşamın formülünü de beraberinde getiriyor.

CS-101 Ortak Çalışma Alanlarına Giriş

“Ortak Çalışma nedir?” sorusuna cevap vermek için bu trendin üstündeki örtüyü biraz kaldırmak gerekiyor. Aslında ortak çalışma kültürü Türkiye’nin hemen her noktasına gözümüze çarpan hanlar, kapalı çarşılar gibi alanlarda uzun yıllardan beri gerçekleştiriliyor.

Ekonominin tarihsel gelişimine bakıldığında özellikle gelişmiş metropoller seri üretim ve tek düzen bir yaşamı sürekli olarak yeniden üreten merkezler halindeler. Tarım toplumundan sanayi devrimine uzanan üretim ve tüketim modelleri, buharlı makineler ve seri üretim ortaya çıktıktan sonra sistematikleşerek farklı bir ruh kazandı. Her yeni gelişen ve süregelen temalar gibi istihdam, iş olgusu, işçi hakları, sözleşmeler, çalışma saatleri, üretim, standardizasyon, özel sektör gibi terimler de derin anlamlar kazanmaya başladı. Plazalar, fabrikalar ve büyük şirketler iş dünyasının ve onun en büyük oyuncusu olan çalışanlarının evleri oldu. Günümüzde ise tüm bunlardan farklı olarak girişimcilik ve inovasyon bu sistemin sonucunda ortaya çıkması zorunlu hale gelen vazgeçilmez bir ikili oldu. Artık yapılan işler yeterli gelmiyor ve üretilen her üründeki arıza ya da eksiklik o kadar eski olmasa da eskiyen AR-GE ile giderilmeye çalışılıyor. Sürdürülebilir bir üretim ve kalkınma için mevcut girişimcilerin ve mucitlerin üretim yapabilmeleri için plazadan ziyade daha yaratıcı ve uygun bir alan zorunluluk haline geldi.

Ortak çalışma alanları tam da yukarıda bahsedilen noktada, klasik tabiriyle plaza hayatından sıkılan, kaçmak isteyen ya da bu hayatı tatmin edici bulmayan bireylerin bir kaçışı olarak ortaya çıktı. Özellikle serbest çalışan bireyler ofis açmak için binlerce liralık masraf yapmak yerine rahatça kullanabilecekleri ve ekstra giderlerinin olmadığı, saatlik, haftalık, ya da aylık olarak kiralanabilecek çalışma alanlarına yerleşti.

Peki Gerçekten Ortak Çalışma Alanı Nedir?

Dünyadaki ve ülkemizde örnekleri incelediğimizde ortak çalışma alanlarının uygulamasında ve teorisinde bazı farklılıklar mevcut. Çok basit anlamıyla ortak çalışma alanı birden fazla kişinin bir araya gelerek belirli fakat azami standartlar içerisinde çalışabileceği bir yer. Örneğin, bir psikolog ya da diyetisyen aynı anda ve alanda çalışma imkanı bulabiliyor. Ayrıca bu alanlar giriş çıkışı herhangi bir şekilde kısıtlanmayan 7/24 uyanık bir ofis ortamı da sağlıyor. Bu tür mekanlarda standart çalışma masalarından bolca bulmak mümkün. Rahat puflar ve konforlu koltuklar ise kullanıcıların rahat ve verimli çalışabilmesi ihtiyacına göre tasarlanmış ve seçilmiş denilebilir.Tasarımlar ve dizayn da  çalışma ortamını yaratmaya yönelik, dinlendirici. Aynı zamanda yaratıcı gücü hareket ettirmeyi de başarabiliyor. Yapısı itibari ile bu mekanlarda çalışanlar daha fazla paylaşıma açık bireyler ve bu paylaşım alanlarında ortak çalışarak verimli ve maliyeti azaltılmış bir iş çıkarmak mümkün olabiliyor. Bu alanlarla ilgili olarak genel bir değerlendirme yapmak gerekirse;

  • Saatlik, haftalık, aylık üyelik imkanları mevcut.
  • Hot desk, sanal ofisler, hazır ofisler, toplantı odaları kullanabileceğiniz hizmet çeşitleri arasında.
  • Gider ve harcamalar kısmında ise ilk girişte satın alınan paketin özelliklerine göre değişiklik gösterebiliyor. Bu ödemeler dışında elektrik, su, stopaj ya da herhangi ekstra bir vergi ödemek zorunda kalmıyorsunuz.
  • Paylaşım ruhlu ve biraz da girişimci olmanın gerekliliği ise her birindeki ortak özellik olarak söylenebilir.

 

  • img_3476

    Originn (İzmir)

Ortak Çalışma ve Paylaşım Bize neyi hatırlatıyor?

Röportajlarımız sırasında Kolektif House kurucularından Ahmet Bey çalışmak konusunda önemli bir noktaya vurgu yapmıştı. Çalışmanın hiç de kolay olmadığını, bu trafik ve karmaşanın içerisinde bir şeyler üretmek isteyenlerin çok değerli olduğunu ve bu ihtiyaçlarına göre bir mekan hizmeti vermeye çalıştıklarına değinmişti. Yaratıcılık ve girişimcilik için “internetin hızı ya da elektrik kesintisi çalışma mekanlarında kullanıcıların sorunu olmamalı” diyen Ahmet Bey hizmet kalitesi anlamında bu denli bir dikkat gösteriyor. Sonrasında ise paylaşım geliyor.

aa

Kolektif House (İstanbul)

Paylaşımın olabilmesi, her hizmetin dışarıda değil de komşundan isteyebileceğin uzaklıkta olması bu tür mekanların öne çıkan taraflarından en önemlisini oluşturuyor. Örneğin, bir tasarımcı ya da grafiker önemli bir toplantıdan önce projenizde ters giden bir şeyleri sorabilmeniz için değerli komşular grubunuza giriyor. Ya da yeni geliştirdiğiniz bir proje ya da girişim için hibe veya fon ararken proje yazmayı bilen birilerini ya da danışmanlık firmasını tam ihtiyacınız olan yerde bulabiliyorsunuz. Topluluğunuz böylece sürekli paylaşımın olduğu bir yer halini alıyor. Yeniden üretim ve türetim, tasarım, paylaşım gibi kavramlar aslında girişte de bahsettiğimiz gelişen ve değişen ekosistemlerin öne çıkardığı ve birer zorunluluk haline gelen modeller. Ortak çalışma ise bize bunları sağlayabilen yegane çalışma modeli olarak karşımıza çıkıyor.

img_3709

Kolektif House (İstanbul)

Yukarıda sözünü ettiğimiz üzere ortak çalışma aslında bize çok uzak bir konsept değil. Kapalı çarşılar ve hanlar eskiden beri kültürümüzde olan, nüfusun konumlanmasıyla birlikte merkezi yerlerde ortaya çıkan yapılar. İstanbul Kapalı Çarşı, Bursa Kapalı Çarşı ve İzmir Kemeraltı gibi mekanlar ortak çalışma alanlarına çok benziyor. Bu mekanlarda çaycısından, kahvecisine, halıcısından, kuyumcusuna ve tesisatçısına varıncaya kadar her türlü sektörü bulabilmek mümkün. Günümüzde hala var olan bu yapılar Coworking Spaces olarak geçmese de benzerlikleri oldukça fazla. Kemeraltı’ndaki bir kuyumcu arkadaşının damadının evindeki bir arızayı öğrendiğinde, han içersindeki komşusu tesisatçıyı öneriyor. Ayakkabı yaptırmak isteyen biri geldiğinde komşusu olan 40 yıllık Bekir Amcayı arıyorlar hemen. Belki de ortak çalışma alanları bir eskiye dönüş hikayesinin başlangıcı olabilir.

CS-102 Coworking Girişimciliği ve Dünya’da Coworking

Deskmag tarafından yapılan “Results of The Gobal Coworking Survey” araştırmasında önemli bulgular yer alıyor. Araştırma Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve diğer ülkelere karşılaştıran bir içeriğe sahip.

Öncelikle bir Coworking Space olgunlaşması için kurulumundan sonra ortalama 8,5 aya ihtiyaç duyuyor. Yatırım için ise gereken miktar ortalama 100.000 $. Yine Deskmag tarafından yapılan bir diğer araştırma “2016 Coworking Forecast” dünyadaki ortak çalışma alanlarının sayısını ve bu mekanlardaki kullanıcı sayısını gösteriyor. 2015 yılından 7.800 iken 2016 yılında 10.100 ve 2017 yılı için 12.700 tahmini araştırmadaki çarpıcı bulgular arasında yer alıyor. Kullanıcı açısından rakamlar da artarak ilerliyor. 2015 yılında 510.000 kullanıcısı olan ortak çalışma alanları, 2016 yılında 735.000 üyeye sahipken; 2017 yılı için ise tahmin edilen 1.030.000 olarak belirtiliyor.

Şu an ABD’ de Coworking sektöründe bulunan girişimlerin  hayata geçirildikleri süre %54’ünde 12 ay,  %29’unda 13-35 ay arası, %17’sinde is 36 aydan fazla bir zamana tekabül ediyor. Bir diğer önemli bulgu ise ortak çalışma alanlarının içerisinde çeşitlendirilmiş hizmetlerin toplam gelirdeki payları.  Masa kiralama geliri toplam gelirde dünyada %40, ABD’ de %34, hazır ofisler dünyada %17, ABD’de %20, toplantı odaları %9 ile aynı orana sahip. Sponsorluklar, yiyecek ve içecek, biletli etkinlikler, sanal ofis hizmetleri ise %2 ve %4 aralığında değişen benzer oranlara sahip.

ABD’de açık ofisler %51, dünyada %49 orana sahip. Hazır ofislerin ağırlığı ise ABD’de %23 ve dünyada %18. Toplantı odaları %16’ya da %17. Küçükte olsa önemli bir fark ABD’de %5 ile etkinlik alanları yer tutarken dünyada bu oran %8 ile öne geçiyor. Hazır ofislerin ABD’de öne geçmesi de bunu destekleyen bir dağılım gibi gözüküyor.

Araştırmaya göre ABD’de Ortak Çalışma Alanlarının Seçilmesinin 10 Nedeni şöyle sıralanıyor:

-Topluluk %76, diğerleriyle etkileşim %75, paranızın karşılığında aldığınız kaliteli hizmet %62, iyi internet bağlantısı %60, temel ofis ihtiyaçları %59, eve yakınlık %58, rastlantısal buluşlar ve işler %52, temiz bir çalışma alanı %50, uyumlu insanlar %49, etkinlikler %45.

Bu konuyla ilgili dünyadaki sıralama ise şu şekilde: Diğerleriyle Etkileşim %74, topluluk %71, uyumlu insanlar %58, temel ofis ihtiyaçları %58, rastlantısal buluşlar ve işler %48.

Ortak Çalışma Alanlarının kullanıcılarındaki yaş istatistikleri ise 2011 yılından bu yana 18-29 ve 30-39 yaş aralıklarında artış gösteriyor.

Ortak Çalışma Alanlarında daha çok yer alan kullanıcı ve topluluk üyeleri iş alanı olarak daha çok yaratıcı meslek alanlarına mensup. Bu alanları %27 ile yazılım mühendisleri ve web geliştiriciler, %15 ile danışmanlık, %15 ile PR, Pazarlama, Satış ve Reklam, %7 ile tasarım,  Proje Yönetimi, Araştırma, Gazetecelik ve Yazı İşleri, İş Geliştirme, Sanat gibi alanlar ise %3 ve %5 aralığında  değişen oranlara sahip.

Türkiye’de Coworking

dsc_0019

Workinton (İstanbul)

2012 yılında Urban Station ile, ortak çalışma alanları Türkiye’de başlangıç yaptı. Ortak Çalışma Alanları İstanbul’da ağırlıklı olmak üzere, İzmir’de de bir seneyi aşkın bir süredir varlığını sürdürüyor. Geri kalan illerde henüz bir örneğini görmek mümkün olmasa da inovasyon merkezi ve kuluçka merkezi olarak belirli bir bölümünde ortak çalışma fırsatı sunan yapılar mevcut.

Türkiye’deki Ortak Çalışma Alanlarının hemen hemen hepsiyle röportaj gerçekleştirmeye çalıştık. Her birinde farklı ve benzer hikayeler var. Kuruluş aşamaları kurucularının özel sektör de çalışan ve bu tarz bir çalışma ortamının ihtiyacını o günkü çalıştıkları sektörde zaman zaman ihtiyaç duydukları ve bunun sürdürülebilir olmasına çare aradıkları bir girişim ile sonuçlanan bir süreçten oluşuyor. Yaklaşık olarak İstanbul’da 8 Ortak Çalışma Alanı var. İzmir’de ise bu rakam sadece 3.

img_3501

Her biri ile yaptığımız görüşmelerde bu kurumların kuruluş aşamalarını, yaptıkları çalışmaları, Türkiye’de Ortak Çalışma Alanı kültürünün gelişiminde oynadıkları ya da oynayabilecekleri rolleri sorduk. Aldığımız cevaplar ile bu kültürü biraz daha yakından tanımak mümkün olacaktır diye umuyoruz. Şu ana kadar 4 röportajımızı yayınladık. Kalanlarını da haftalık ve aylık olarak yayınlamaya devam edeceğiz.

Röportaj yaptığımız Ortak Çalışma Alanları listesini de burada paylaşıyoruz: Atölye, Kolektif House, Impact Hub, Workinton, Levent Ofis, Workhaus, Başakşehir Living Lab, Habita (İstanbul); Originn, GNN Offices (İzmir)

atelye

Atölye (İstanbul)

 

atelyee

Atölye (İstanbul)

Haber: Atakan Avcı