G20 Zirvesi Liderler Deklarasyonu Değerlendirmesi

Emircan Kürküt idemahaber/Editör  


28-29 Haziran’da Japonya’nın Osaka kentinde on dördüncüsü gerçekleştirilen G20 Zirvesi’ne aralarında Türkiye’nin de bulunduğu on dokuz ülkenin hükümet ve devlet başkanları katılım gösterdi. Zirve sonrası yayınlanan kırk üç maddelik Liderler Deklarasyonu hükümetler düzeyinde zirvede tartışmaya açılan temalara yönelik genel politika önerilerini ortaya koymaktadır. 

26-27 Mayıs 2019 tarihlerinde Osaka’daki G20 Zirvesi’nden önce gerçekleştirilen T20 (Düşünce 20) Grup toplantısı sivil toplumun G20’ye önemli bir katılımı olarak değerlendirilebilir. G20 Zirvesi’nden önce disiplinlerarası bir şekilde tartışmaya açılacak konuların masaya yatırıldığı T20 toplantısı çıktıları G20 Zirve başkanı ile paylaşılmaktadır. 

T20 tarafından belirlenen politika önerileri ve özetleri arasında en dikkat çeken nokta Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne yapılan vurgudur. Toplamda on farklı noktanın alt kırılımları ile birlikte ele alınarak değerlendirildiği T20 politika özetleri arasında ticaret, ekonomi, inovasyon ve eğitim gibi başlıklar dikkat çekmektedir. 

T20’de tartışılan konulara bağlı olarak G20’de ele alınan temaların başında küresel ekonomi, ticaret ve yatırım, inovasyon, çevre ve enerji, istihdam, kadınların güçlendirilmesi, kalkınma ile sağlık gelmektedir. G20 Osaka Liderler Deklarasyonu zirvede ele alınan temalara yönelik önerileri ve gelecek dönem yaptırımlarını içermektedir. 

Kırk üç maddeden oluşan G20 Osaka Liderler Deklarasyonu G20’ye katılan ülkenin hükümet ve devlet başkanlarının küresel ekonomiye yönelik sürdürülebilir, güçlü, dengeli ve kapsayıcı bir ekonomik büyüme içeren önerilere ağırlık verildiği görülmektedir. G20 ülkeleri başta olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinde görülen demografik değişimlerin finansal ve iş piyasası alanında politikalar geliştirilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır. Bu noktada G20 Finansal Kapsayıcılık ve Yaşlanma için Fukuoka Politika Öncelikleri önem teşkil etmektedir. Ticaret ve yatırıma yönelik planlanan adil, ayrımcı olmayan, şeffaf, öngörülebilir, istikrarlı yatırım ve ticaret politikalarının altı çizilerek Dünya Ticaret Örgütü’nün değişim sürecine girmesi gerektiği belirtilmiştir. 

Zirvenin Japonya’da gerçekleşmesinin önemli bir çıktısı olarak inovasyon, Toplum 5.0, yapay zeka ve dijitalleşme gibi kavramların farklı başlıklara yönelik olarak çözüm önerisi temeliyle altı çizildiği görülmektedir. Örneğin, finansal sistemlerin pozitifleşmesinde ve genel ekonomik yapının gelişmesinde teknolojik inovasyonun önemli bir katkısı olacağı belirtilmiştir. Yirmi birinci yüzyılda öne çıkan teknoloji tabanlı gelişmelerin zirvede tartışılan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ve geleceğin insan merkezli toplumuna katkı sunacağı öngörülmektedir. Özellikle, sürdürülebilir tarım üretimi ve gıda güvenliği gibi konuların da teknoloji tabanlı çözümlerle desteklenmesine yönelik geliştirilen politikaların varlığı zirvenin önemli çıktıları arasında yer almaktadır. 

Deklarasyonda çalışma yaşamında ve eğitimde kadın-erkek eşitsizliği önemli bir sorun alanı olarak tespit edilmiştir. Bu konuya ilişkin atılacak somut adımlar arasında cinsiyetler arasında ücretlerde cinsiyet farkının azaltılması, kadınlara karşı ayrımcılığın önüne geçilmesi yer almaktadır. Buna ek olarak, kadınların eğitimde özellikle STEM (Science-Fen, Technology-Teknoloji, Engineering-Mühendislik ve Mathematics- Matematik) alanında geliştirilmesi ve cinsiyetler önündeki stereotiplerin engellenmesi amaçlanmaktadır. Kadınların girişimcilik alanında desteklenmesi ve kadın iş liderlerinin arttırılması da kadın-erkek eşitliği yönünden zirvede politika geliştirilen önemli bir alan olarak gösterilebilir. 

Turizmin ayrı bir başlık altında ele alındığı deklarasyonda sektörün özellikle kadın ve gençlere yönelik kalifiye iş yaratma, girişimciliği destekleme, ekonomik direnç sağlama gibi noktalarda önem teşkil ettiğine vurgu yapılmıştır. Ayrıca sürdürülebilir turizmin teşvik edilmesi ile birlikte doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kalkınma yaratılması da hedeflenmektedir. 

Deklarasyonda kjalkınma bakış açısının Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden Yoksulluğa Son (SKH 1), Nitelikli Eğitim (SKH 4), Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (SKH 5), Erişilebilir ve Temiz Enerji (SKH 7), Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı (SKH 9) başta olmak üzere tüm Küresel Hedefler’e vurgu yapılarak ortaya konması dikkat çekmektedir. Bu hedeflere ulaşılmasında, bir başka ifadeyle çözüm yaratılmasında, özel sektör kaynakları ve kapasitesinin kullanımın altı çizilmiştir. 

Sürdürülebilir bir çevre ve yaşam koşulları açısından önem teşkil eden iklim değişikliğinin önlenmesi, döngüsel ekonomiye geçiş, geri dönüşümün desteklenmesi, sürdürülebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve okyanuslardan plastiklerin temizlenmesi gibi konularda somut adımlar atılmasının hedeflendiği görülmektedir. Bu noktaların başarıya ulaşması dahilinde Küresel Hedefler’den Sudaki Yaşam (SKH 14) ve Karasal Yaşam (SKH 15) başta olmak üzere İklim Eylemi (SKH 13) ve Sürdürülebilir Şehir ve Yaşam Alanları (SKH 11) gibi hedeflerde ilerleme kaydedileceği düşünülmektedir. 

Günümüzde özellikle Suriye’de başlayan iç savaştan sonra sıklıkla gündeme gelen zorunlu göç, mülteciler ve mülteci hakları gibi konuların G20 Liderler Deklarasyonu’nda kısaca değinilmesi olumsuz bir durum olarak değerlendirilebilir. Özellikle mültecilerin entegrasyonu, toplumsal çatışmadan uzak barış içerisinde yaşam hakkı başta olmak üzere adil eğitim ve sağlık hakkı gibi konuların G20’de gündeme gelmemesi zirvenin önemli bir eksikliğidir.

Please follow and like us: