Güneş ABD piyasasının en büyük enerji kaynağı oldu

Güneş enerjisi geliştiricilerinin incelemelerine göre geçtiğimiz yıl ABD’de 14.6 MW güneş enerjisi verisi kaydedildi. 2015 yılından bu yana neredeyse iki katına çıkan fotovoltaik panelleri, elektrik kapasitesinin en büyük kaynağı haline geldi.

GTM Research ve Güneş Enerjisi Endüstrileri Birliği’nden (SEIA) yayınlanan rapora göre, çatı katı ve alanlardaki güneş panelleri geçen yıl tüm yakıt türlerinin %39’unu oluşturuyordu. Bu oran doğalgazdan  gelen %29 ve rüzgar enerjisinden gelen %26 miktarını fazlasıyla aştı.

Bu yükseliş, Güneş enerjisinin ABD’de enerji sektörünün önemli bir parçası haline geldiğinin kanıtı. Güneş enerjisi endüstrisi ayrıca ülkede 260 bin kişinin istihdam edilmesine olanak sağlıyor.

table 1

SEIA’nın başkanı ve CEO’su Abigail Ross Hopper, yaptığı açıklamada, bu rakamların güneş enerjisi endüstrisinin dikkate alınması gereken bir güç olduğunu gösterdiğini ve güneş enerjisinin bir iş kolu olarak ülke genelinde tüm pazarda güçlü bir büyüme gerçekleştirdiğini belirtti. Ayrıca güneş enerjisinin, 2015 yılından bu yana %95 oranında büyüme oranına sahip olduğunu vurguladı.

Raporda, bir diğer öne çıkan nokta da fason kullanımında yaşanan gelişmelerin geçen yıla oranla %45 oranında artış göstermesi. Bu rakamın artışı, doğalgazın ürettiği güç ile maliyetlerin gittikçe daha rekabetçi hale gelmesi nedeniyle endüstrideki en önemli kısmı yansıtıyor. Konut çatısı gibi küçük ölçekli güneş enerjisi projelerinde de %19 oranında artış sağlandı.

table 2

Bloomberg Yeni Enerji Finansmanı’na göre, ABD’de toplam kurulu güneş enerjisi kapasitenin 2021 yılına kadar yaklaşık 38 gigawatt’tan 105 gigawatt’a ulaşması bekleniliyor.

SEIA’nın Pazarlar ve Araştırma Başkan Yardımcısı Justin Baca, geçtiğimiz yıl, Alabama gibi geleneksel olarak güneş enerjisi paneli bulunmayan alanlar da dahil olmak üzere, SEIA’nın izlediği 40 eyalet pazarının 31’inde güneş enerjisi üretimi kapasitesinde artış olduğunu belirtti.

Baca, gelecek dönemler için 2016 yılında olduğu gibi yaklaşık %100’lük büyüme beklemediklerini ancak istikrarlı büyümenin olduğu bir gelecek gördüklerini belirtti.

Kaynak