İstanbul Kalkınma Diyalogları dünyadan önemli isimlerin katılımıyla gerçekleşiyor!

İstanbul Kalkınma Diyalogları, BM Kalkınma Programı’nın (UNDP) İstanbul’da bulunan Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Bölgesel Merkezi tarafından 23-24 Mart 2017 tarihlerinde üçüncü kez düzenleniyor. Toplantı bu yıl kalkınma yolculuğunun önündeki risklere karşı dayanıklılığın nasıl inşa edilebileceği temasına eğiliyor.

İstanbul Kalkınma Diyalogları’na bu yıl T.C. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Kırgızistan’ın Eski Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva, UNDP Başkanı Helen Clark ve UNDP Avrupa ve BDT Bölge Direktörü Cihan Sultanoğlu da dahil olmak üzere alanında uzman pek çok önemli isim katılıyor.

helen

UNDP Başkanı Helen Clark

“Kalkınma eğer risklere hazırlıklı değilse sürdürülebilir olamaz”

Konferansın ilk gününde konuşan UNDP Başkanı Helen Clark, “Sosyal güvenlik ağları, çatışmaların önlenmesi ve afetlere hazırlık konuları aralarından seçim yapılabilecek alternatifler değil, zorunlu ve tamamlayıcı müdahalelerdir. Değişkenliğin giderek yeni norm olduğunu görüyoruz. İnsani ve sürdürülebilir bir kalkınmanın bileşenleri olan barış ve istikrarı, ekonomik dengeyi ya da doğanın bizlere sunduğu hizmetleri asla sürekli garantilemiş olduğumuzu varsayamayız. UNDP olarak kalkınma eğer risklere hazırlıklı değilse bunun sürdürülebilir olamayacağına inanıyoruz” dedi.

“İş birliği ve karşılıklı öğrenme çok önemli”

T.C. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ise konferansta yaptığı konuşmada günümüzde çok çeşitli afetler ve krizlerle karşılaşıldığını anlattı. İklim değişikliği gibi nedenlerle artan doğal afetlerin yanında bizzat insan eliyle gerçekleşen afetler ve krizlerin de bulunduğuna işaret eden Elvan, “Bu ani şok ve krizler ortamların tahribatını beraberinde getirdiği gibi, hem hükümetlerin çalışmalarını olumsuz yönde etkiliyor hem de zamanında müdahale gerçekleşmezse toplumları derinden etkiliyor. Bu noktada iş birliği ve karşılıklı öğrenmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Dünyada son iki yılda dönüm noktası niteliğinde birtakım çerçeveler oluştu”

Konuşmasında, “Bu konferansta, Afet Riskinin Azaltılması için Sendai Çerçevesi, Paris İklim Antlaşması ve Dünya İnsani Zirvesi dahil olmak üzere, dünyamızda son iki yılda oluşan, dönüm noktası niteliğindeki birtakım çerçeveler ve anlaşmaları enine boyuna değerlendireceğiz” diyen UNDP Avrupa ve BDT Bölge Direktörü Cihan Sultanoğlu da sözlerine “Bunların işler hale getirilmesi ve işletilmesi, SKH’leri uygulamanın temelini teşkil ediyor” diye ekledi.

Dünya nüfusunun %43’ü kırılgan koşullarda yaşıyor

Günümüzde dünya nüfusunun %43’ünün kalkınma riskleri açısından kırılgan koşullarda yaşamını sürdürdüğü ve bu oranın 2030’a kadar  %62’ye ulaşabileceği tahmin ediliyor. Dünyada son yirmi yıl içinde afetler sonucunda 1,3 milyon kişi yaşamını yitirdi, bunun küresel ekonomiye maliyeti ise 2 triyon doları buldu. Ancak örneğin 2014 yılında resmi kalkınma yardımlarının sadece binde 4’ü afet hazırlığına harcandı.

Uzun yıllar boyunca, görece yüksek insani gelişme düzeylerinde ilerleyen Avrupa ve BDT bölgesi de son yıllarda bir dizi şok ve krizle karşı karşıya kaldı. 2014 ve 2015 yıllarda Batı Balkanlar’ı etkileyen seller, Ukrayna’daki çatışma ortamı ve Suriye kaynaklı mülteci krizinin bölgedeki kalkınmaya ilişkin ciddi sonuçları oldu.

Risk yönetiminde özel sektörün rolü

Konferansta bu yıl çatışma ve yönetişim; iklim ve afetler; ekonomik krizler ve sosyal koruma; ayrıca risk yönetiminde özel sektörün rolü olmak üzere dört ayrı temaya eğilindi. “Risk, direnç ve özel sektör” başlıklı oturumda konuşan Sağlam KOBİ Genel Koordinatörü ve IDEMA Kurucu Ortağı Güler Altınsoy, “Dünya’da insani krizler gittikçe artmakta ve bu çok büyük bir maliyet getirmekte. Bu maliyeti karşılamak için bir özel sektör ağına ihtiyaç var. Uluslararası organizasyonlar insani yardım çalışmalarında özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının deneyimlerinden yararlanmalı” dedi.