İşte Dünyanın Rekabet Gücü En Yüksek Ekonomileri

Dünya Ekonomik Forumu’nun son araştırması olan Küresel Rekabet Gücü Raporu hem ülkelerin Dördüncü Sanayi Devrimi’ne (4IR) ne kadar uyum sağladıklarını hem de ne kadar “istikrarlı” olduklarını gösteriyor.

Küresel ekonominin en son değerlendirilmesinden yaklaşık 40 yıl sonra, World Economic Forum 4. Sanayi Devrimi’nin tam etkisini anlamak için yeni bir metot kullanıyor. Beşeri sermaye, atiklik, esneklik, açıklık ve inovasyon gibi etkenler daha çok önem kazanmış durumda.

Yeni endeks, ekonomilerin rekabet gücü sınırına ne kadar yakın olduğunu tespit edebilmek için 98 gösterge ve 12 sütunla 140 farklı ekonomiyi karşılaştırdı. ABD, toplam beş sütunu en üst sırada tamamladı. Sırasıyla Singapur, Almanya, İsviçre ve Japonya’nın önüne geçerek rekabet gücü en yüksek ülke oldu. Ölçeğin diğer ucunda ise sırasıyla Haiti, Yemen ve Çad en az rekabet gücü olan ekonomiler oldu.

Rekabet gücü sadece daha yüksek gelirlerle değil, yaşam doyumu da dahil olmak üzere daha iyi sosyo-ekonomik sonuçlar ile ilişkili. Rekabetin ölçülmesine yönelik yeni yaklaşımların açıklanması adına Dünya Ekonomik Forumu Analitik ve Kantitatif Araştırma Başkanı Thierry Geiger şunu söyledi:

“Verimlilik, büyüme için en önemli itici güç konumunda. Dördüncü Sanayi Devrimi’nin en canlı halini yaşarken rekabetin ve uzun vadeli büyümenin güçlerinin yeniden gözden geçirilmesine ihtiyacı var. Bu itici güçler, hükümetler de dahil olmak üzere tüm hissedarların uyumluluğunu ve atikliğini kapsıyor. Değişimleri benimsemek, ekonomilerini değiştirmek ve yükseltmek için ne ölçüde adapte olabilirler?”

İlk 11 ülke, rekabet gücü puanlamasında 80’nin üzerinde. ABD, 12 sütundan 7’sinde ilk üçe girdi ve 100 üzerinden 85.6’lık skorla 1. sıraya yerleşti. İkinci sırada yer alan Singapur (83.5), açıklık sütununda yüksek puanlar toplamasıyla tanınıyor ve altyapı sistemlerinde 95,7 gibi mükemmel bir skorla dünyada lider durumda. Üçüncü sırada yer alan Almanya ise rekabet kabiliyetinin en yüksek olduğu Avrupa ülkesi. Özellikle de inovasyon kabiliyetinde (88 ile birinci sırada), iş dinamizminde (ABD’nin ardından 82 puanla 2. sırada) ve sağlıkta (94) önde gelen ekonomilerden biri.

Rapordaki en önemli bulgulardan biri de tüm ekonomilerin belirli alanlarda daha iyi performans gösteriyor olması. Örneğin Singapur, “geleceğe en hazır” ekonomi seçilmiş olsa da Finlandiya dijital olarak “en yetenekli işgücüne sahip ekonomi” oldu. Düşük ve orta gelirli ekonomiler, büyümeyi hızlandırmak için teknolojiden faydalanırken rapor; yönetim, altyapı ve beceri gibi “eski” gelişimsel özelliklerin önemini de vurguluyor. Endişe verici olarak, incelenen 140 ekonomiden 117’si, rekabet gücünün genelini etkileyen şey olan “kurum kalitesi” nedeniyle geride kaldı. Yenilikçilik sürecine hakim olmanın yaygın bir zayıflığı da bulunuyor. 103 ülke, ticari ürünlere fikir üretimi konusunda 50’den az puan aldı.

Yönetim Kurulu Üyesi, Yeni Ekonomi ve Toplum Merkezi Başkanı Saadia Zahihi şunları belirtti:

“Rekabet gücü ne bir rekabettir ne de sıfır toplamlı bir oyun. Tüm ülkeler daha müreffeh toplumlar haline gelebilir. Ekonomik sıçramalar, oluşan fırsatlardan yenilikçi fikirlerin çıkması ve yeni değer yaratma biçimleriyle Dördüncü Sanayi Devrimi tüm ekonomiler için oyun alanını eşitleyecektir ancak teknoloji sihirli bir değnek değildir. Ülkeler teknolojinin vaatlerini yerine getirebilmesi için insanlara ve kurumlara yatırım yapmalıdır. ”

Küresel Rekabet Gücü Raporu 4.0’ın önemli bir mesajı ise kazananların ya da kaybedenlerin olmaması. Rapor sayesinde yeni teknolojik zorluklar karşısında ülkeler birbirlerinden bir şeyler öğrenebilirler.

Kaynak