AnasayfaKalkınmaCOVID-19

Siyaset Bilimci Aytuğ Şaşmaz, Evde Kalmanın COVID-19 Pandemisi Üzerindeki Etkisini Yorumladı

Siyaset Bilimci Aytuğ Şaşmaz, Evde Kalmanın COVID-19 Pandemisi Üzerindeki Etkisini Yorumladı

Siyaset Bilimci Aytuğ Şaşmaz, Twitter hesabından Türkiye’de 16 Mart itibariyle alınan önlemlerin salgının engellenmesindeki olası etkilerini yorumladı. San Fransisco merkezli OpenAI yapay zekâ araştırma laboratuvarında araştırma bilimci olarak çalışan Gabriel Goh’nun oluşturduğu epidemi simülasyonu üzerinden yola çıkan Şaşmaz, insan davranışlarının en önemli faktör olduğunu belirtti.

Şaşmaz, yorumladığı ilk grafikte 16 Mart’ta uygulanmaya başlanan önlemlerin salgının yayılım hızını %50 azalttığını varsayıyor. Her enfekte insanın virüsü 2,2 yerine 1,1 insana geçirdiği bu varsayımda salgının sonu ufukta gözükmüyor, 5 ay sonra vakalar ve vefatlar artmaya devam ediyor.

Sarı: Virüse maruz kalan insan sayısı
Kırmızı: Enfekte vaka sayısı
Açık Mavi: Hastanelik olan vaka sayısı
Koyu Mavi: Ölüm sayısı

A close up of a map

Description automatically generated
Grafik 1

İkinci grafikte, 16 Mart itibariyle alınan önlemlerin salgının yayılma hızını %60 azalttığı varsayımı altındaki durumu görüyoruz. Her enfekte insanın virüsü 2,2 yerine bu sefer 0,88 insana geçirdiği bu durumda gerçekten çok farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Ne kadar fazla insan evde kalmaya ikna edilirse salgın o kadar yavaşlıyor. Vaka sayıları hızla azalırken 200. günün sonunda ölüm sayısı da 1400’lerden 300’lere geriliyor. Bu ufak farkın salgının yayılma hızına ve ölüm sayılarına olan büyük etkisini gördüğümüzde sosyal uzaklaşmanın ve izolasyonun önemi ortaya çıkıyor.

Resim
Grafik 2

Şaşmaz, bu iki varsayımı karşılaştırarak salgınla mücadelede her şeyin salgının hızının yavaşlatılmasına yani doğrudan evde kalınmasına bağlı olduğunu vurguluyor. #EvdeKalÜlkeniKoru diyen Şaşmaz, analizini aşağıdaki cümlelerle sonlandırıyor:

“Bunun için sokağa çıkma sınırlandırılması gerekiyorsa onu da yapmak zorundayız. Biliyorum çok zor; ekonomik, sosyal, psikolojik açıdan çok yıkıcı ama başka çaremiz yok.”

Kendisiyle irtibata geçtiğimizde, Şaşmaz şunu vurgulamayı da önemli bulduğunu belirtti: Hastalık hakkında maalesef halen çok az şey biliyoruz. Bu konu hakkında yakından araştırma yapan epidemiyologlar, virologlar, kamu sağlığı uzmanları gibi bilim insanlarının dışındakilerin söylediklerini çok da önemsememek gerektiğini görüyoruz. Araştırmaya, bilime ve uzmanlığa en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz. Bunlara verilmesi gereken önemin farkında olalım. Burada yazılanları da bu mercekten geçirerek benimseyelim ya da benimsemeyelim.