Tarihten Bir Kesit: 1957 Asya Grip Salgını

Emircan Kürküt
IDEMA Kıdemli Araştırma Uzmanı ve IDEMA Haber Editörü

IDEMA Kalkınma çalışanları yazıyor: IDEMA Kıdemli Araştırma Uzmanı ve IDEMA Haber Editörü Emircan Kürküt 1957 Asya Grip Salgını’na dair yapmış olduğu araştırmasından notları IDEMA Haber okuyucuları için derledi.

Bir önceki yazımda Crawford’un araştırmasından yola çıkarak tarih boyunca insanlığın karşılaştığı salgın hastalıkları ele almaya çalışmış ve COVID-19’un insanlığın karşılaştığı ne ilk pandemi ne de son olacağını vurgulamıştım. Bu defa 1950’lerin Türkiye’sine gidelim ve 1957 yılında başlayan Asya Gribi üzerine gazete arşivleri ile desteklediğim araştırmamla kısa bir tarih turu yapalım. 

A picture containing table, sitting, green, cake

Description automatically generated

1918 yılının Mart ayında Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkan ve 1920’lere kadar etkisini hissettiren İspanyol Gribi, yaklaşık 50 milyon kişinin ölümü ile sonuçlanmıştı. Bu grip Birinci Dünya Savaşı’nda ölen insan sayısı 17 milyon olduğu düşünüldüğünde oldukça ölümcüldü. Tarihsel kaynaklara göre 1957 yılına kadar herhangi bir grip virüsü dünyayı etkilememişti ta ki 1957 yılına kadar…

1957’de Çin’de başlayan Asya Gribi kısa süre içerisinde Avusturya, Uzakdoğu, Amerika ve Avrupa’ya yayıldı. “Dünyamızı Değiştiren On İki Hastalık” araştırmasının yazarı Irwin W. Sherman’a göre Asya Gribi, H2 ve N2 protein yapısında yeni bir virüstü ve tüm dünyayı etkileyerek bir pandemi oluşturdu. Bu küresel salgında bir yıl içerisinde sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde 70.000 insan hayatını kaybetmişti. Bu rakam Avrupa ülkeleri de hesaba katıldığında milyonlara çıkıyordu.

A close up of a newspaper

Description automatically generated

Türkiye’de de Asya Gribi’nin olumsuz etkileri derinden hissedilmişti. Grip özellikle iş yerleri ve okullar gibi toplu alanlarda bir salgın halini almıştı. Dönemin gazetelerinden Vatan’ın yazarı Tunç Yalman “Ne Haber” başlıklı köşesinde Asya Gribi’nden şu sözlerle bahsediyordu: “Ne olacak bu Asya Gribi’nin sonu? Yakalanan yakalanana. Azalacağına artıyor.” Asya Gribi’ne yakalandığını da belirten Yalman: “Üzerinize afiyet, cefası da çok hani. Yeni oldum da oradan biliyorum, birdenbire yüksek bir ateşle başlıyor. Umumi bir dermansızlık, mafsallarda kesiklik ve sızı, ve en fenası insanın kafasını cendere gibi sıkan devamlı bir baş ağrısı…” Ayraç ayrıca gribin sadece sağlık açısından değil; ekonomik ve sosyal kalkınma açısından da problemleri beraberinde getirdiğinin altını çiziyordu: “(…) Asya Gribi sosyal ve ekonomik hayatımızın hemen her cephesine tesir edecek kadar ciddi bir salgın halini almıştır. Mesela son aylar içinde kaç fabrika işçisinin Asya Gribine tutulduğu ve randımanın bu yüzden düşmesi neticesinde iktisadi hayatımızda kaç milyon liralık bir zarar görüldüğü biliniyor mu acaba? ‘İktisadi kalkınma’ tabirini sık sık kullanmaktan hoşlanan makamlar bunun istatistiğini de çıkartmış olmalılardı.”

A close up of a newspaper

Description automatically generated

Bir başka haberde ise Asya Gribi’ne ek olarak difteri salgının da İstanbul’un bazı semtlerinde görüldüğü vurgulanıyordu. Vatan Gazetesi’ndeki habere göre “Bilhassa Eyüp ve Şile’de Asya Gribi, difteri salgın halindedir.” denilerek vatandaşlar uyarılıyordu. 

A close up of a newspaper

Description automatically generated

Salgın karşısında bugün olduğu gibi ilaç bulunamaması ve tecrit yoluna gidilmemesi Vatan Gazetesi’nin bir başka sayısında yer alan haberlerde vurgulanıyordu. Bu konuda Sağlık Müdürlüğü yetkililerine yer veren haberde şu satırlar yer alıyordu: “Asya gribi salgınını önleyecek tedbir, aşı tatbikatıdır. Fakat kâfi derecede Asya gribini önceleye aşı bulunamıyor. İkinci önleyici tedbir de ‘tecrit’ sistemidir. Fakat, bu tedbirin de Asya gribi için tatbiki imkânsız olduğundan, pek itibar görmemektedir.” 

İstanbul’daki okullarda grip vakasının son bir ay içerisinde 13.000 öğrencide tespit edildiğini belirten Vatan Gazetesi haberi bu salgının şiddetini şu sözlerle altını çiziyordu: “Şehrimizdeki ilk, orta, lise ve diğer bütün orta dereceli okullarda, 13.000 grip vakasının kaydedildiği belirtilmektedir. Sağlık Müdürlüğü’nün devamlı tekziplerine rağmen, bir yetkili tarafından yapılan bu açıklama, okullarda hakikaten bir ‘grip salgını’ olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.” Vatan gazetesinin aynı haberinde önemli bir gelişme de yer alıyordu. Vakalara karşı karma aşı uygulanarak salgının kontrol altına alınmaya çalışıldığı ve büyük oranda başarıldığı belirtiliyordu.

A close up of a newspaper

Description automatically generated

Asya Gribi, 1950’lerin İstanbul’unun kültür-sanat yaşamını da etkilemişti. Dönemin İstanbul Şehir Tiyatrosu artistleri de Asya Gribi’ne yakalanmışlardı. Vatan Gazetesi’nin 21 Kasım nüshasında bu hadise şu şekilde yer buluyordu: “(…) Asya gribi, Şehir Tiyatrosu artistlerine de musallat olmuştur. Artistlerden bazıları Asya gribine yakalandıkları için, bu akşamdan itibaren Şehir Tiyatrosu Dram kısmında temsiline başlanacak ilan olunan ‘Suların Altındaki Yol’ adlı piyesin oynanmasına ancak 26 Kasım Salı gününden itibaren başlanacaktır.” 

Grip salgını devam ederken basında,  grip ve nezleye karşı alınabilecek ilaç reklamlarında da bir artış yaşanmıştır. Bu konuda en iyi örnek salgının olduğu süreçte Vatan Gazetesi’nin neredeyse her sayısında yer alan OPON ilaç reklamıydı. Reklamda “OPON nezle ve grip gibi hastalıkların başlangıcında fenalıkları önlemek bakımından faydalıdır.” ibaresi yer almaktaydı. Reklam, ilacin günde altı tablet alınabileceğine de vurgu yapıyordu. 


1957’lerde başlayan Asya Gribi 1958’e kadar tüm dünya ülkeleri ile birlikte Türkiye’yi de etkilemiştir. Dönemin gazetelerinden Vatan’ın arşivinde yaptığım araştırma bu konuda basının da konuyu ele alış biçimi açısından önemlidir. Özellikle, Yalman’ın vurguladığı salgının ekonomik ve sosyal kalkınma boyutu içinde yaşadığımız COVID-19 pandemisinde de oldukça büyük bir yer tutmaktadır. Hükümetlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün salgının ekonomik ve sosyal boyutuna yönelik atacağı adımlar sadece ‘Post-COVID-19’ döneminde değil; şu anda oldukça değerlidir. Belki de bilim ve teknolojinin yanında el birliği ve dayanışma de bizleri bu pandemiden kurtaracaktır. Bu konuda İhtiyaç Haritası’nın dün başladığı ‘online alışveriş siteleri üzerinden sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarına destek ol kampanyası’na gözatıp ve elinizden geldiği ölçüde destek olmanızı öneriyorum. Bu destek belki de dayanışmaya bir adım da olsa bizleri yaklaştıracaktır.

Kaynakça
Irwin W. Sherman, “Dünyamızı Değiştiren On İki Hastalık” Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları, 2013.
İstanbul Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, “Gazeteden Tarihe Bakış Projesi” Vatan Gazetesi 1957 yılı nüshaları

Please follow and like us: