Türkiye’de Sivil Toplum Gelişimi – STK Algısı Araştırması

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilerek düzenlenen Sivilog Projesi – Kamu-STK Diyalog Toplantısı’nda, YADA’nın birçok ilde gerçekleştirdiği STK Algısı Araştırması’nın sonuçları açıklanmıştır.

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilerek, Çarşamba günü düzenlenen Sivilog Projesi Kamu-STK Diyalog Toplantısı’nda; ‘bilgi’ ve ‘toplum’ arasında köprü olma vizyonuna sahip Yaşama Dair Vakıf (YADA) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Çalışkan sunumuyla “Türkiye’de Sivil Toplum Gelişimi ve Sivil Toplum Kamu İşbirliğinin Güçlendirilmesi Projesi-STK Algısı Araştırması” sonuçları açıklanmıştır.

Bu araştırmayla birlikte; Türkiye tarihinde yaklaşık son 20 yıldır sivil toplum kuruluşlarına (STK) yönelik çalışmaların, hukuk ve kapasite geliştirmelerine dayalı olması sebebiyle söz konusu alana yeni bir yorum kazandırılmak hedeflenmiştir. STK’ların nasıl algılandığı, yaptıkları çalışmalara itibar edilip edilmediği, itibar edilme oranlarının ne kadar olduğu sorularına cevap aranmıştır. Bu bağlamda, merkezi kamu yöneticileri mülakatlar ve toplam 12 şehirden 4015 yüz ile görüşmeler yapılmıştır.

Sonuçlarda, hem kamu yöneticileri, hem de vatandaşların ortak görüşüne göre, STK’lar “örgütlü halk”, “üçüncü güç”, “toplumun gücü” rolüne sahiptir. Teoride STK’lar katılıma, demokrası kültürüne, eleştirilebiliriğe ve yerine göre yıkıcılığa katkı sağlamaktadır. Fakat tecrübe dünyasında bu tablonun tersi görülmüştür.

Araştırmada en çok göze çarpan sonuçlar ise şu şekildedir: toplumun STK’lara üyelik oranı %12, STK üyelerinin %72’si ve yönetim kurulu üyelerinin %86’sı erkek, üyelerin %43’ü üniversite mezunu ve vakıfları %54’ü ile derneklerin %40’ı İstanbul-Ankara-İzmir-Bursa illerinde bulunuyor.

Algı ve itibar sonuçlarına bakıldığında ise, STK’lar kamu yöneticileri ve toplumdan iyi not almıştır. Her iki grup da STK’lara itibar ettiklerini ifade etmişlerdir ancak öbür grubun itibar konusunda ne düşündüğü sorulduğunda oran düşük çıkmıştır. Bu sonucun üzerine düşünülmesi gerektiğini belirten Çalışkan, insanları etkileme becerisine göre itibar etme oranının değiştiğini vurguladı.

Söz konusu araştırma sonuçlarından elde edilen bilgilerle genel sorunlar ise şu şekildedir: kamu yöneticileri ve yurttaşlar STK’ları yeterince demokratik ve şeffaf bulmuyor, onları etkisiz buluyor; “politik”, “çıkar odaklı”, “ideolojik”, “amacından sapmış” gibi ifadelerle tanımlıyor, toplumdan kopuk olduklarını düşünüyor. Araştırmada ayrıca, STK’ların hukuksal bir zemin kazanması gerektiğinin altı çizilerek, bu konuda adımlar atılması gerektiği vurgulandı. Dolayısıyla, birtakım ilerlemelere rağmen STK’ların katetmesi gereken daha çok yolu olduğunu açıklayan Mehmet Ali Çalışkan, amacın hükümet kararlarına etki etmek olduğunu ve Türkiye’nin daha müzakereci ilişkiler kurmaya ihtiyacı olduğunu belirtti.