Uçuş sırasında hidrojen üretimi ile daha çevreci uçaklar

Teknion-İsrail Enstitüsü’ndeki havacılık mühendisleri, uçarken su ve alüminyum parçacıklarından güvenli bir şekilde ve ucuza hidrojen üretmek için uçakta kullanılabilen bir sistem geliştirdi ve patentledi. Üretilen hidrojen, uçak içi kullanım için elektrik enerjisine dönüştürülebiliyor. Bu buluş, ana motor tarafından güç verilen mevcut hidrolik ve pnömatik sistemlerin yerine, kirletici olmayan, elektrikli hava araçlarının yolunu açabilir.

Çalışma, Uluslararası Hidrojen Enerjisi Dergisinde yayınlanan yakın tarihli bir makalede ilan edildi. Havacılık Mühendisliği Teknik Fakültesi’nden baş araştırmacı Dr. Shani Elitzur, “Uçaklarda üretilen hidrojen, elektrik enerjisi üretimi için bir yakıt hücresine yönlendirilebilir. Bu teknoloji, gaz halindeki hidrojenin depolanması gibi çeşitli zorluklara iyi bir çözüm getiriyor” dedi.

Hidrojen yakıtlarının kullanımı, daha yeşil bir enerji çözümü olsa da, hidrojen depolama daima bir sorun. Mühendisler ve makalenin yazarları Prof. Alon Gany ve Dr. Valery Rosenband tarafından patentlenen kirlilik yaratmayan Proton Değiştirme Membranı (PEM), hidrojen depolama problemine çare olabilir.

Araştırmacılara göre, yeni teknolojileri şunları sağlayacak:

  • Uçakta daha sessiz operasyonlar
  • CO2 emisyonlarında önemli düşüşler
  • Kompakt depolama (Uçakta hidrojen depolama tanklarına gerek kalmayacak)
  • Daha verimli elektrik üretimi
  • Kablolamada bir azalma
  • Termal verimlilik
  • Yakıt depolarında yanıcı buharların azalması

Boeing ve Airbus da dahil olmak üzere uçak üreticileri, dahili yakıt pillerini kullanarak daha önce elektrikli uçakları araştırmışlardı. Boeing, 787-8’de onları kullanmayı düşünerek daha küçük uçaklar üzerinde deneyler yapıyor. Technion araştırmacılarına göre yeni meydana getirdikleri teknoloji, yakıt hücreleri buz çözücü ve pist ışık kuleleri gibi sistemlerde kullanıldıklarında, hava yolu ve havaalanı yer hizmetleri operasyonlarında bile enerji tasarrufu sağlayan bir rol oynayabilir.

kaynak.