Ülkelerin COVID-19 ile Mücadele Hikayeleri – 4: Fransa

Yudum Kaymak
IDEMA Araştırma ve Raporlama Direktörü

IDEMA Kalkınma çalışanları yazıyor: Ülkelerin COVID-19 sürecindeki mücadelelerini anlatmaya devam ettiğimiz yazı dizimize IDEMA Araştırma ve Raporlama Direktörü Yudum Kaymak, IDEMA Haber okurları için Fransa’nın hikayesini anlatıyor.

Her ülkenin kendi yönetim yapısı, kültürel birikimi ve sosyal alışkanlıklarına göre farklı tepkiler vermeye çalıştığı ama günün sonunda yavaş yavaş aynı karara ulaştığı bir savaştayız: kısıtlı sokağa çıkma yasağı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 16 Mart’taki ulusa seslenişinde şu cümleleri söyledi: “Tüm öneri, kısıtlama ve uyarılarımıza rağmen bizi dinlemediniz, sizi korumak için yapılan uyarıları dikkate almadınız ve bunu yaparak sadece kendinizin değil sevdiklerinizin ve tüm halkın sağlığını riske atıyorsunuz. Tüm sağlık çalışanları, tüm kamu kurumları tek bir amaç için savaşıyor: virüsün yayılmasını yavaşlatmak, sizler de bu sürece katılmalısınız. Bu akşam zorla söyleyeceğim: kısıtlamalara ve sağlık önlemlerine uyunuz!” 

Fransa’da COVİD-19 ve Alınan Önlemler

16 Mart’a gelene kadar neler oldu da her zaman sakinliği ve anlayışı ile dikkat çeken Macron halka seslenişini daha sert ve keskin bir ifadeye çevirmek zorunda kaldı inceleyelim:

  • Fransa’da ilk virüs tespitleri Paris ve Bordeaux’da yapıldı. 24-28-29 Ocak tarihlerinde yapılan testlerde Çin’den gelen biri Fransa diğeri Çin vatandaşı toplam 5 kişide COVID-19 pozitif çıktı.
  • 25 Şubat’a kadar geçen 1 aylık süreçte sadece 13 COVID-19 vaka tespiti yapıldı. Aynı tarihlerde tüm dünyanın gözleri Çin’den sonra vaka sayısı artışında hız göstermeye başlamış İtalya’ya dönmüştü.
  • 5 Mart’a gelindiğinde Fransa’daki vaka sayısı 500’e yaklaşmıştı. Komşu ülke İtalya’da ise vaka artışı günde 1000’leri bulmuştu. Korunma amacına yönelik ilk resmi çalışmalar bu tarihlerde başladı. Yerel yönetimler afişler ve broşürlerle halkı virüsten korunma ve hijyen için bilgilendirmeye, sosyal mesafeyi anlatmaya ve uygulama önerilerine başladı. İş yerleri ise çalışanlarını, uzaktan çalışmaya yönlendirmeye başladı.
  • 15 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimler devletin daha kapsamlı kesintiler için net bir karar almasını zorlaştırdı. 12 Mart’ta anaokulundan – üniversitelere kadar tüm kademelerde eğitim kurumları kapatılmış, 100 kişiden fazla kalabalık yaratacak organizasyonların düzenlenmesi ve halkın kalabalık ortamlara girmesi yasaklanmıştı. Ancak, seçimlerin ilk basamağı gerçekleştirildiği ve katılım oranı düşük kaldığı için; seçimin ikinci basamağı şimdilik Haziran ayına ertelendi.
  • 12 Mart’ta Macron ilk ulusa seslenişini gerçekleştirdi. Halkı sağduyuya davet etti. Tüm sağlık personeline, tüm kamu kurumları gibi eşitlik ve kardeşlik ilkelerini hatırlatarak halkı da virüsün yayılma hızını yavaşlatma savaşına çağırdı.
  • 13 Mart ülkede her şeyin normal akışının son günüydü. 14 Mart Cumartesi itibariyle okullar kapanmıştı. Restoran – kafe gibi ortak toplanma alanları, sinema, tiyatro salonları kapatılmış; sosyal etkinlikler iptal edilmişti. Müzeler, spor federasyonları, moda evleri sırayla kapandıklarını, turnuva ve gösteri iptallerini ilan etti. Bu kurumlar halkı da aynı sağduyuyla evlerinde durmaya çağırdılar
  • Tüm özel kurumlar 16 Mart haftası itibariyle uzaktan çalışmaya yönlendirildi.

Ancak, tüm bu yasaklara ve İtalya’daki olumsuz tabloya rağmen hafta sonu şöyle geçti: restoranların kapanacağını öğrenen halk son bir akşam daha dışarı çıktı ve kafelere doluştu. Marketlerin kapanma riski sebebiyle özellikle büyük şehirlerde merkez konumlarda yer alan marketlerde stokları bitirecek alışverişler yapıldı. Sanki hiçbir şey yokmuş gibi tüm parklar ve yeşil alanlar piknik yapmak, sohbet etmek için bir araya gelen kişilerle doluydu.  Sadece 15 Mart Pazar günü Fransa’da 1000’e yakın yeni vaka tespit edildi.

Halkın kendini, kendisi kadar yakınındaki ve çevresindeki diğer kişiler için de düşündüğü bir felsefeyle yönetilen Fransa, sadece uyarı ve çağrılarla dikkatli davranmayı ve vaka artış hızını yavaşlatmayı başaramadı. 17 Mart’ta sokağa çıkma yasağı kondu, 23 Mart’ta da sıkılaştırıldı.

Fransa’da COVID-19 ile Yaşamak:

Yasakların ne zaman kadar süreceğini sadece Fransa değil hiçbir ülke kestiremiyor. Peki bu kısıtlı düzende nasıl bir yaşayış var?

Gündelik hayat: yaş kısıtlaması olmaksızın sağlık sektörü ve çeşitli kamu çalışanları hariç tüm sektör çalışanları, her yaştan öğrenciler / çocuklar evlerinde. Dışarı çıkmak tamamen yasak değil; ancak çıkılacaksa devlet tarafından belirlenmiş haklı mazeretler olması gerekli: sağlık sorunu, hane halkı için gerekli alışveriş, iş yerinden onaylı geçici olarak ofise gitme mecburiyeti, sağlığı koruma amaçlı egzersizler, evcil hayvanları gezdirmek. Refakat gerektiren bir durum olmadığı sürece (hastalar, yaşlılar, çocuklar) Aynı haneden iki kişi aynı anda sokağa çıkmıyor.

Eğitim: devletin kapsamı bir uzaktan eğitim sistemi halihazırda mevcut. Bunun yanı sıra okullar / öğretmenler / üniversiteler kendi inisiyatifleri ile video konferanslar veya online programlar aracılığıyla eğitimin kesilmemesine özen gösteriyorlar.

İş Hayatı: Devlet tarafından belirlenen üretim ve doğal kaynak sektörleri haricinde, kamu dahil tüm kurumlar uzaktan çalışmaya çevrildi. Posta / kargo işletmeleri devam ediyor. Özel izinle ancak bu tarz ihtiyaçlar için ofise gidilebiliyor. Pek çok kurum çocuklu çalışanlara çalışma saatleri konusunda düzenleme imkanları sunuyor.  

Alışveriş: Fransa’da normal şartlarda uzaktan alışveriş yaygın değil, büyük marketler de çok fazla tercih edilmiyor herkes mahallesindeki bir süpermarkete gidip kısa dönemli ihtiyaçlarla alışveriş yapmaya alışık. Bu sebeple hala herkes kendi alışverişini yapıyor. Ancak, hane başına 10 günde bir alışveriş izni var. Marketlere büyüklüklerine göre 10-20 kişi alınıyor. Market içinde de güvenlik görevlisi tarafından kontroller yapılıyor; her reyonda aynı anda tek bir kişi bulunabiliyor. Müşteriler gözle seçim yapmak ve dokundukları ürünleri almak zorundalar. Market dışındaki sıra bekleme düzeni de iki metre mesafeyle yapılıyor. Yaşlılara öncelik veriliyor. Bu şartlarda 3-4 kişilik bir ailenin alışverişini yapmak aşağı yukarı 3 saat sürüyor.

Sağlığı Koruma: Sağlığı korumanın en önemli yollarından biri vücudu güçlü tutmak olduğu için devlet, vatandaşlarının hareket halinde olmasına önem veriyor. Belediye ve valiliklerin web sitelerinde farklı yaş grupları için evde yapılabilecek egzersiz programları bulunuyor. Sokağa yürüyüşe / koşuya çıkılabiliyor. Ancak, bir haneden sadece tek kişi çıkarak evinden maksimum bir kilometre uzaklaşıp spor aktivitesi yapabiliyor. Bisiklet, paten ve scooter kullanımı ise yasak.

Ekonomi ve enerji kaynakları: Cumhurbaşkanı’nın konuşmasındaki en önemli konu başlıklarından biri hayat bu kadar durmuşken ekonomik tedbirlerin nasıl olacağıydı. Macron “Kimse aç kalmayacak, kimse işsiz kalmayacak, kimse kaynaksız kalmayacak” diye başlayan konuşmasında 300 milyar Euro’luk bütçeyi anlattı.

  • Su, elektrik, gaz ve tüm enerji üretimlerinin hijyenik koşullarda devam edeceğini,
  • Serbest çalışanların bu süreçte işsizlik maaşı haklarından faydalanabileceklerini,
  • Girişimciler, zanaatkarlar ve ticaretle uğraşanlar için özel bir dayanışma fonun oluşturulduğunu,
  • Sektörlere göre kredi yapılandırmalarının gerçekleşeceğini,
  • Beslenme, barınma ihtiyaçlarına yönelik yerel çözümler üretildiğini belirtti.

Sağlık Yönetimi: Kendisinde COVID-19 semptomları olduğunu düşünen bir kişi bu konu için ayrılmış 15 numaralı telefon hattı veya maladiecoronavirus.fr adresinden sağlık yetkililerine bildirimde bulunabiliyor. Semptomların şiddetine göre öncelik, evde kendi kendine karantina yöntemini denemek. Buradaki amaç bir yandan ulaşım sırasında virüsün yayılmasını engellemek bir yandan da hastanelerin ağır vakalara öncelik vermesini sağlamak. İkincil olarak aile hekimleri eve çağrılabiliyor veya uzaktan konsültasyon alınabiliyor. Basit ilaç tedavileri için bu hekimler aracılığıyla takip sağlanıyor. Ağır vakalar için de yine hastanın kendi kendine hastaneye gitmesi yerine eve izolasyonu kuvvetli; sağlık personeli eve gelerek hastane ulaşımını sağlanıyor. Web sitelerinde ailede / hanede vaka olması durumunda veya hiçbir vaka kontağı bulunmaması durumunda da neler yapılacağı ile ilgili net bilgilendirmeler mevcut.  

Yardımlaşma: Küçük ölçekte dayanışma kültürü çok yaygın. Hemen her apartmanda / sitede yaşlılara – evden çıkamayacaklara alışveriş için yardım etmek üzere telefon numaralarını bırakan komşular mevcut.  Belediyelerle iş birliğinde çeşitli STK’lar sokaklarda aşevleri kurdu. Sosyal izolasyon kuralları içerisinde dağıtım yapılıyor. Hastaneler ve sağlık personeli için kişiler ve kurumlar malzeme bağışında bulunarak katkı sağlamaya çalışıyor. İki büyük moda markası ise fabrikalarını maske, önlük ve dezenfektan üretimi için devlet kullanımına sundu.

“Paniklemeyin ama biraz endişeli olmak hayatta kalmanızı sağlar.”

Günümüzdeki durum salgın karşısında yeterli tedbir alınıp alınmadığını sorgulatıyor. Komşu ülkeler İtalya ve İspanya’daki gidişat görülmekteyken daha hızlı hareket edilebilir miydi? Halkın sağduyusuna güvenmek salgınla başa çıkmak için yeterli mi yoksa keskin yaptırımlar her ülke için gerekecek mi?  

Bugün Fransa’daki toplam vaka sayısı 52 bin 836; hastalıktan hayatını kaybeden kişi sayısı ise ne yazık ki 3 binin üzerinde. Macron konuşmasında “Endişeliyim, lütfen sizde endişeli olun çünkü endişe bizi hayatta tutar. Ancak panikleyecek bir yerde değilim çünkü sağlık sistemimizi en iyi şekilde işletiyoruz. Sizde paniklemeyin çünkü panik size de çevrenize de zarar verir!” dedi. Ancak halk tepkili. Yasaklar polis kontrolünde, cezalar kesilebiliyor ve halk Macron yönetiminin bu kadar sert olmasına alışık değil. Doktorlar hasta oluyor ve sağlık personeli arasından ölüm haberleri gelebiliyor. 

Her ülkenin, her insanın bu olguyla yaklaşması gerekli düşünüyorum. Paniklemeyin kimseyi de paniğe sokarak bir zincir yaratmayın ama tüm korunma önlemlerini istikrarlı bir şekilde almanıza yarayacak şey endişe ise evet biraz endişe bizi, sevdiklerimizi, çevremizi sağlıklı tutar.

Kaynaklar
Fransa İçişleri Bakanlığı resmi sayfası, Coronovirus Önlmeleri sekmesi: https://www.interieur.gouv.fr/Actualites/L-actu-du-Ministere/Attestation-de-deplacement-derogatoire-et-justificatif-de-deplacement-professionnel
Fransa’da Coronovirüs Pandemisi makalesi: Wikipedia https://en.wikipedia.org/wiki/2020_coronavirus_pandemic_in_France
Fransa Cumhur Başkanlığı resmî web sitesi, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 12 Mart & 16 Mart 2020 Ulusa Sesleniş konuşmaları: https://www.elysee.fr/emmanuel-macron/2020/03/12/adresse-aux-francais
https://www.elysee.fr/emmanuel-macron/2020/03/16/adresse-aux-francais-covid19
Fransa Dayanışma ve Sağlık Bakanlığı resmi web sitesi, Korona virüsü sekmesi: https://solidarites-sante.gouv.fr/soins-et-maladies/maladies/maladies-infectieuses/coronavirus/coronavirus-questions-reponses
Fransa Hükümeti Resmî web sitesi Korona Virüsü Bilgilendirme sekmesi: https://www.gouvernement.fr/info-coronavirus 
Covid-19 : un élan de solidarité "énorme, incroyable" pour le CHU deBordeaux, Camille Huppenoire, France Bleu Gironde: https://www.francebleu.fr/infos/societe/covid-19-un-elan-de-solidarite-enorme-incroyable-pour-le-chu-de-bordeaux-1585493238
COVID-19: MESSAGE DE SOLIDARITÉ DE LA CAMPAGNE BDS FRANCE https://www.bdsfrance.org/covid-19-message-de-solidarite-de-la-campagne-bds-france/
The Company Behind Louis Vuitton Is Now Making Hand Sanitizer for French Hospitals, CatherineCaruso,GlobalCitizens,17/03/2020: 
https://www.globalcitizen.org/en/content/louis-vuitton-hand-sanitizer-coronavirus/
Fransız moda devi Chanel: Covid-19 ile mücadele için maske ve önlük üretebiliriz,  Yalcin Ademoglu,Euronews,29/03/2020,  
https://tr.euronews.com/2020/03/29/frans-z-moda-devi-chanel-covid-19-ile-mucadele-icin-maske-ve-onluk-uretebiliriz
Röportajlar: Paris, Özel Sektör Çalışanı, Kadın / Paris, Devlet Hastanesinde Doktor, Erkek / Strastbourg, İnsan Hakları Mahkemesi Çalışanı, Kadın 
Please follow and like us: