Afrika’da “Sen-De-Gel” ile Sürdürülebilir Kalkınma

“Konfor alanımızdan ayrılmadan değişimin parçası olmamız zor.”

2012 yılında faaliyete başlayan ‘Sen-De-Gel Derneği’ Birleşmiş Milletler Bin Yıl Kalkınma Hedefleri ışığında pek çok ulusal ve uluslararası çalışmaya imza atıyor. Özellikle sosyal ve ekonomik kalkınmayı hedefleyen dernek, aynı zamanda istihdam yaratmaya ve gençlerin/kadınların geliştirilmesine önem veriyor. IDEMA Haber olarak Gambiya’da ‘Sen-De-Gel Derneği’ için proje çalışmalarına devam eden dernek gönüllüsü Hayri Dağlı ile deneyimleri, dernek projeleri ve uluslararası kalkınma üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

Merhabalar, öncelikle IDEMA Haber’in röportaj teklifini kırmayarak, sorularımızı cevapladığınız için şimdiden teşekkür ederiz. İlk olarak sizden kısaca kendinizi tanıtmanızı ve bu zamana kadar yaptığınız çalışmalardan bahsetmenizi rica ediyorum.

Merhaba, yaklaşık 10 yıldır sivil toplumun farklı alanlarında görev alıyorum. Eğitim, gençlik ve doğa koruma alanlarında Kertins Udde (İsveç), TEGV, ÇEVKO, Doğa Derneği gibi kuruluşlarda görev yaptıktan sonra Afrika’ya gerçekleştirdiğim uzun yolculuk, kıtaya ve insanlarına olan ilgimi derinleştirdi. Coğrafya ve ekoloji eğitimi almam bu yolculuğumda insana ve doğaya farklı bir açıdan bakmama olanak sağladı. Ardından kıta insanıyla kurduğum derin bağın getirdiği biraz hüzün biraz da heyecanla İstanbul’a döndüm. İlk hissettiğim duygu, Afrika’nın beni tekrar oraya çağırmasıydı. Konfor alanımızdan ayrılmadan değişimin parçası olmamız zor. Sivil alanda akla ilk gelen sosyal girişimcilerden olan İbrahim Betil öncülüğünde kurulan ‘Sen De Derneği’nin’ Gambiya ve Senegal’de yaptığı nitelikli çalışmaları biliyordum. İlk fırsatta kendisiyle hayallerimi paylaştım ve böylece dünyaya benzer bir pencereden baktığımızı fark ettik. Ardından ‘Sen De Gel’ gönüllüsü olarak Gambiya’ya yerleştim ve projelerin yürütülmesine destek olmaya başladım. İstanbul’da oldukça heyecanlı bir ekibimiz olmasının yanı sıra Gambiya ve Senegal’de bize destek olan dostlarımız da var. Gambiya’da ve dünyanın farklı bölgelerinde ekip ruhuyla hareket ederek ve demokratik karar alma süreçlerini işleterek çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

Okuyucularımıza ‘Sen-De-Gel Derneği’ hakkında kısa bir bilgilendirme yapabilir misiniz?

‘Sen De Gel’ sivil toplum alanında şeffaflığı, katılımcılığı, hesap verebilirliği ve gönüllülük yapısıyla yeni bir anlayış yaratmak ve dünyanın az gelişmiş ülkelerini kalkındırmak amacıyla kuruldu. Sürdürülebilir kalkınmanın yerelin potansiyelini keşfetmesine olanak sağlayarak gerçekleşebileceğine inanıyoruz. Kadınların, küçük girişimlerin, üreticilerin, çiftçilerin sürdürülebilir kalkınmada anahtar role sahip olduklarını bilerek hareket ediyoruz. Aynı zamanda bizler, dünyanın az gelişmiş ülkelerinde yaşayan insanların yereldeki temel ihtiyaçlarını dinleyip öğrenerek bu insanların potansiyelini harekete geçirebilecek, ihtiyaçlarını karşılayacak sürdürülebilir projeler geliştirilmesine destek olmak istiyoruz. Bu amaçla, ilk projelerimize Afrika’nın en küçük ülkesi ve dünyada en az gelişmiş ülkeler içinde olan Gambiya’da başladık. Köyler, köy yönetimleri ve yereldeki insanlar ile görüşmeler sağlayarak kültürlerini ve temel ihtiyaçlarını anlamaya çalıştık ve böylece onların yaşamlarını uzun süreli etkileyecek projeler ürettik. Amacımız yardım etmek değil, yereldeki insanların enerji ve yeteneklerini kullanarak onlara sürekli katkı sağlayacak projeler geliştirmek oldu. Şimdi de aynı felsefe ile Senegal’de çalışmaya başladık.

gambiya 2

Şu an ‘Sen-De-Gel Derneği’nin’ bulunduğu noktayı; kurulma aşmasında oluşturduğu hedefler doğrultusunda nasıl değerlendiriyorsunuz?

3 yıllık genç bir dernek olarak bu süre içerisinde gerçekleştirdiğimiz önemli kazanımlar var. Su kuyularımızla, balıkçılık projemizle, mikro kredilerimizle, hayvancılık projemizle, pirinç değirmenlerimizle 200 bin insanın hayatında büyük ya da küçük değişim yarattık.  Daha da önemlisi bunu gönüllü bir ekip olarak gerçekleştiriyoruz. Maaşlı çalışanı olmayan, idari gideri olmayan, gelirinin tamamını amaca yönelik harcayan bir sivil toplum kuruluşu olarak kısa zamanda bu kadar başarıyı elde etmenin önemli olduğunu düşünüyorum.

‘Sen-De-Gel Derneği’ olarak etki alanınızı nasıl tanımlarsınız?

Tereddüt etmeden “İnsan” ve “doğa” diyebiliriz. İnsanla doğa arasındaki kadim ilişkiyi tekrar kurarak doğal kaynakları tüketmeden, gelecek nesillerin ihtiyaçlarının karşılanmasına imkân verecek şekilde bugünün ve geleceğin yaşamını ve kalkınmasını programlamayı hedefliyoruz. Sosyal yapı, ekonomi ve çevre sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının temel üç bileşenidir. Bu noktada Sen-De-Gel Derneği’ olarak sürdürülebilir kalkınmaya bütüncül bir şekilde yaklaşıyoruz.

Çalışmalarınız boyunca elde ettiğiniz tecrübelerden sizi en çok etkileyen ve ilham veren bir anınızı paylaşır mısınız?

Aslında “Sen-De-Gel Derneği’nin” kuruluş hikâyesi başlı başına ilham kaynağı. 2011 yılının Eylül ayında Gambiya’dan iki kişi Toplum Gönüllüleri Vakfı’nı ziyaret ediyor. O sırada tesadüfen İbrahim Betil’le tanışıyorlar. Gambiya’da kadın gelişimi ve çocuk bakımıyla ilgili bir sivil toplum kuruluşundan geldiklerini ve işbirliği yapmak istediklerini anlatıyorlar. İbrahim Betil ise bizim yapacağımız bir şey yok demek yerine ilk fırsatta Gambiya’ya gidip yereldeki koşulları görüyor ve bir milyar insanın açlık ve susuzlukla mücadele ettiği dünyamızda, duyarsız kalmayıp insanlığa katkı sağlayacak bir hareket başlatmayı hayal ediyor. Böylelikle en az gelişmiş ülkelerde sürdürülebilir kalkınma projelerine destek amacıyla ‘Sen-De-Gel Derneği’ kurulması kararlaştırılıyor.

P1010610

Afrika özelinde çalışmalar ve projeler yürütmenin olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?

Yukarıda da bahsettiğim gibi Afrika gibi büyük bir coğrafyanın en az gelişmiş iki ülkesi olan Gambiya ve Senegal’de çalışıyoruz. Bu durum tabi ki birçok zorluğu içinde barındırıyor. Özellikle, sağlık ve güvenlik gibi konularda riskli alanlara gidiyoruz. Mesela Senegal’de çalıştığımız bölge uzun yıllar süren iç savaşa sahne oldu. Durum böyle olunca, önlemlerimizi eksiksiz bir şekilde alıyoruz. Bunca zorluğa rağmen, hayatı değişen insanın yüzündeki gülümsemeyi görmek ve bir çocuğun gözlerindeki mutluğu hissetmek her şeye değiyor.

Sizce günümüzde en önemli uluslararası kalkınma sorunları nelerdir?

Bence, bugünkü dünyanın en önemli sorunu yoksulluk. Bizler, böylesine büyük bir sorunun çözümüne katkı sağlamak için yola çıktık. Tek bir kişi ya da kuruluş dünyadaki yoksulluğu sonlandıramaz bunu hepimiz biliyoruz; ancak bizim gibi girişimler çoğaldıkça daha adil bir dünya kurabiliriz.

‘Sen-De-Gel Derneği’ önümüzdeki yıllarda neleri hedefliyorsunuz ve bu konuda desteğe ihtiyacınız var mı?

Öncelikle üye sayımızı artırmak istiyoruz. Buradan, herkesi derneğimize üye olmaya davet ediyoruz. Bununla birlikte bize destek olmanın farklı yöntemleri de var. İnternet sitemizden ve sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilir böylece destek olabilirsiniz. Önümüzdeki yıllarda desteğe ihtiyacı olan bölgeler için hazırladığımız çok sayıda proje var.Bu projelerin hayata geçmesiyle on binlerce insanın yaşamında çok büyük değişim gerçekleşecektir.

Sen-De-Gel Derneği sosyal medya hesaplarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

www.sendegel.org.tr

https://www.facebook.com/SenDeGelDernek

https://twitter.com/sen_de_gel

https://instagram.com/sen_de_gel