Kentsel yoksulluk ve akıllı şehirler

Çoğu zaman akıllı şehirler dendiğinde, Dubai ve Singapur’daki gibi gösterişli ve teknolojik açıdan gelişmiş şehirleri düşünüyoruz. Ancak, dünyadaki şehirlerin çevreci ve akıllı şehirler olarak geliştirilmesi için 2030 Kalkınma Gündemi’nde ve Paris Anlaşması’nda belirtilen kalkınma ihtiyaçlarına odaklanılması lazım.

Bu yüzden hem mali kaynakları sınırlı, yoksulluk oranı yüksek olan ve her geçen gün çevresel bozulmaların yaşandığı şehirlerin akıllı şehirlere dönüştürülmesi kolay erişilebilir bir hedef değildir. Özellikle hızlı kentsel büyüme oranına sahip Afrika ve Asya’daki birçok şehir göz önüne alındığında bu hedef neredeyse tamamen geçerliliğini kaybedebilir.

Akıllı şehirler oluşturmak için çevre açısından kentsel planlamaların sağlam yapıldığı yeşil alan üzerine kurulu yüksek binalar inşa etmek ve gecekonduları uzaklaştırmak yerine, var olan ekosistemi, kültür alanlarını, küçük ve orta ölçekli işletmeleri daha canlı bir ekonomi içeren kapsamlı topluluklar yaratmak daha kalıcı olacaktır.

Bu yüzden akıllı şehirlerin tasarlanmasına ilişkin yeni bir vizyona ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sayede kentsel yoksulluk bulunan bölgelerin tüm sakinleri sürdürülebilir kalkınmanın merkezine yerleştirilmeleriyle ve iklim değişikliğine uyum sağlamalarıyla mümkün olur.

Görüntü olarak süslü binalar yerine bitki ve hayvan biyolojik çeşitliliğinin çok olduğu verimli yeşil alanlar, dumansız bir gökyüzü ve su yolları bulunan akıllı şehirler daha kalıcı ve faydalı olacaktır.

Akıllı şehirlere yatırım yapan, yerel yönetimlerde çalışan ve yerel üniversitelerde öğrenim gören insanlar, bu küresel sorunlar ve anlaşmalar için yerel çözümler geliştirebilir. Buradan yola çıkarak özel sektör, hem karbon emisyonlarını düşüren hem de çok ihtiyaç duyulan temel hizmetleri sağlayan, yenilenebilir enerji gibi akıllı teknoloji yaratmaya teşvik edilmelidir. Bu gibi yenilikler ve teknoloji, şehirlerin iklim değişikliğine uyum sağlamasına yardımcı olabilir bu sayede gelir düzeyine bakılmaksızın mahallelerde etkili olan afet riskinin azaltılmasına olanak sağlanabilir.

Kentsel olarak yoksul bölgelerde yerel hükümetle ve diğer paydaşlarla çalışan kesim tarafından akıllı şehirlerin yaratılmasının üç yolu vardır:

1. Kentsel yoksulların tarihi süreci, onların çevreye duyarlı topraklar üzerinde gayri resmi yerleşimlerini zorlaştırmıştır. Uganda’da, bu sayı Belediye Geliştirme Forumları’nın oluşturulmasıyla ele alınmaktadır. Bu forumlar, organize edilen topluluklar ve yerel yönetim tarafından gecekondularda yaşayanlar ve özel sektörden insanlar da dahil olmak üzere tüm paydaşları bir araya getirerek uygun fiyatlı konut gibi önemli konularda çözüm üretmek için ortaklıklara yönlendirmektedir. Bu forumlarda ortaya atılan bir çözüm yolu da arazinin uygun fiyatlı konutlar için toplulaştırılmasına olanak sağlıyor. Bu forumlar halihazırda Uganda hükümeti tarafından şehir yönetimine entegre bir katılım platformu olarak kurumsallaşıyor.

ugandaaa

2. Güney Afrika’nın Durban kentinde uygulanan çok paydaşlı ortaklık modeli, Durban Uyarlama Bildirgesi’nden Palmiet Rehabilitasyon Projesi’ne yapılan girişimlerle, iklim değişikliğine uyum ve çevre sorunlarının ele alınması için kullanılmaktadır. Son olarak, yerel topluluklar da dahil olmak üzere çeşitli paydaşlar, su kirliliğini, su kıtlığını ve su kalitesindeki düşüşü ele alan bir eylem planı oluşturarak, Palmiet Nehri’nin sağlayabileceği hayati suya bağlı ekosistem hizmetlerini azalttı. Yerel topluluklar atıkların giderilmesi ve nehri kirleten atıkların önlenmesi için yabancı istilacı türlerin toplanması için pilot geri dönüşüm projesi hazırladı. Çevrenin iyileştirilmesine ek olarak,  iş olanakları geliştirme ve çevre eğitimi programları da sağlandı.

durban3. Kayıt dışı tüccarlar birçok ülkede ekonominin canlı ancak zorunlu bir parçasıdır. Liberya’da kayıt dışı ekonomi tüccarları ve kayıt dışı ekonomi, yönetişim ve düzenleyici desteğin yarar sağlayacağı gayri safi milli gelirin ayrılmaz bir parçası olmak yerine sorun olarak algılanmaktadır. Burada da hem kayıt dışı ekonominin rolü ve hükümet içinde resmi olmayan işçi organizasyonu desteğinin geliştirilmesi hem de karma ekonominin büyümesini desteklemek için ulusal ve yerel politikaların daha iyi nasıl oluşturulabileceğine ilişkin bir girişim sağlandı.

liberya
İklim değişikliği ve artan kentleşmeyle ilgili bu en yeni ve en zorlu koşulların, bu şehirlerde yaşayan ve çalışan tüm topluluklar tarafından çözülmesi, şehirleri daha iyi, daha yeşil, daha adil mekanlar haline getirmek için gereken istihbaratla, yaratıcılıkla ve tutkuyla çözülmesine imkan sağlayacaktır. 

Tüm bu düzenlemeler sayesinde Paris Anlaşması’nın taahhütlerinin yerine getirildiği sürdürülebilir bir geleceğe, sadece akıllı teknolojiyle değil ayrıca kentsel yoksulların yaratıcılığıyla da ulaşılabilir.

Kaynak