Avrupa’nın Şehir Devletleri

Son dönemde şehirlerin iyi birer yönetişim merkezleri olarak sayısının arttığını görmekteyiz. Şehirler ekseninde gelişen bu yeni dünya düzeninde, ulus devletleri ‘küresel köy’ olarak değerlendirmekten çok uzaktayız. Bunun sebebi, yarı bağımsız şehir devletleriyle sağlanacak serbest bir bağlantı ağlarının olduğu bir düzenin mümkün olabileceği gerçeği. Tıpkı Almanya’daki Hansa Birliği ve diğer orta çağ ticari birlikleri gibi.

Fakat günümüzdeki bu şehir devletlerinin gelişimi orta çağdakilerden biraz farklı; Avrupa’da öne çıkan şehir devletleri günümüzde sadece Avrupa’da değil küresel çapta bir yayılma göstermektedir. Hatta dünyanın yarısının şehirlerde yaşadığını söylemek mümkün; ayırıcı kentleşme tüm hızıyla artmaya devam ediyor. Önümüzdeki 20 yılda, 275 milyon Hintlinin şehirlere yerleşmesi bekleniyor. Çinde ise 25 milyonluk bir nüfus 15 mega şehirde yaşamaya başlayacak.  Bunun yanı sıra, Avrupa ülkerinde bunların hiç biri yaşanmayacak çünkü nüfus hızlı bir şekilde azalıyor.  Avrupa’da toplamda 200.000 nüfusa sahip 305 şehir bulunuyor; 99 tane büyükşehir ise 1 milyondan fazla nüfusu ile Avrupa’da yer alıyor.

Aşağıdaki haritada ise ulusal sınırların olmadığı Avrupa’nın coğrafi düzlemde şehir devletlerini görmekteyiz. Haritadan da anlaşılacağı gibi, Avrupa’nın en büyük üç kenti Londra, Paris ve İstanbul; sonrasında ise İspanyol ve Alman metropoller geliyor. Geri kalan Avrupa’da ise Frankfurt, Birmingham, Budapeşte ya da Lizbon gibi orta büyüklükteki şehirler bulunuyor.

CityState

20.yüzyıldaki şehir büyümeleriyle kıyasladığımızda Avrupa geçmişteki performansı ile kentsel büyümede hızlı görünüyordu. Fakat bugün, Londra şehir merkezine baktığımızda 1911-1991 yılları arasında %55’lik bir nüfus kaybı görünüyor. Paris, 1921’den bu yana %25, Kopenhag %35’lik bir nüfus kaybı yaşadı. Bu kayıplarda nüfus çoğunlukla kırsala ya da banliyölere yerleşti.

2000’den bu yana şehir merkezlerinden şehir civarına doğru yaşanan nüfus kayıpları, yön değiştirerek ulusal sınırları aşan göç hareketleri ile yer değiştirdi. İtalya ve Yunanistan’ın şehir merkezleri oldukça hızlı bir şekilde nüfus kaybı yaşıyor;  aynı şekilde Ruhr, Katowice, Ostrava ve Bükreş’te de nüfus kayıpları yaşamaktadır. Fakat, her ülkede nüfus azalmaya doğru gidiyor gibi bir analiz yapamıyoruz, bunun sebebi Türkiye’den İstanbul, Ankara, İzmir ve Gaziantep ve bunların yanında Amsterdam ve Brüksel gibi şehirlerde %2’den fazla bir oranla şehir merkezlerindeki nüfus büyüme gösteriyor. İngiliz ve İskandinav şehirleri ise %1 gibi ufak bir oranla büyüme göstermektedir.