Düşük Gelirli Ülkelerde İnovatif Düşünce Yükseliyor

2014 Küresel İnovasyon Endeksi’ne göre, İsviçre öncülüğündeki %10’luk paya sahip olan ülkeler diğer tüm ülkeleri geride bırakıyor. Bu zengin-yoksul inovasyon ayrımını da beraberinde getiriyor ve %10’luk bölüm içerisindeki çoğu ülke Avrupa’nın yüksek gelirli ülkeleri arasında yer alıyor.

Güçlü değişimlerle birlikte gelen ekonomik oranlara sahip olan ülkelerinin etkili çevre mevzuatlarına ve iş çevrelerine sahip olduğu görülüyor. Bu ülkeler fayda sağlayabildikleri insan sermayesi, araştırma ve geliştirme ve altyapıya olan yatırımlarını sürekli olarak devam egeliştiriyorlar. İş ve piyasa özelleştirmesinde yüksek puanlar alan bu ülkeler, özel sektörün inovasyon noktasında temel faktörünü iyi yönetim ve yönetişim olarak değerlendiriyorlar. Aynı zamanda, bu ülkelerin teknoloji ve yaratıcı süreçlerle süregelen temasları ve çalışmaları; yaratıcı ve etkileyici bilgi üzerinde etkiye sahip olmalarına da yol açıyor.

Bu durumda yoksul ülkelerde ya da inovasyonun olmadığı ülkelerin; yüksek gelirli olan bu ülkeler ile aralarında mesafeyi kapatmalarının zor olduğu gözüküyor. Yoksul ülkeler; temiz su, enerji, sağlık, eğitim, barınma ve ulaşım konularında acil olarak inovatif çözümlere ihtiyaç duyuyorlar. Ayrıca, yoksul ülke ekonomilerinin milyonlarca işsiz için yaratılacak iş alanlarına ve dijital ekonomiyi canlandıracak istihdam alanlarına ihtiyacı var.

Genişleyen inovasyon ve rekabetçilik arasındaki boşluğu doldurmak için yapılabilecekler şu şekilde sıralanabilir:

1)Paylaştırılan küresel inovasyon gündemine yatırımların artırılması.

2)Teknolojinin yayılma ve adaptasyon süreci yönetebilmek.

3)Yetenek ve bilgi akışının kısıtlanmadığından emin olmak.

4)İnovasyona ve inovatif süreçlere sahip olamayanlar için fikri mülkiyet haklarını kullanabilmek.

2014 Küresel İnovasyon Endeksi’ne göre Sahra-altı Afrika ülkelerinde inovatif anlamda gözle görülür bir gelişme gözlemlenmektedir. Burkina Faso, Gambiya, Malavi, Mozambik ve Ruanda gibi ülkeler, endeks içerisinde inovasyonu öğrenen ülkeler olarak sınıflandırılıyor.

Düşük gelirli ülkelerde dijital ve iklimsel dirençlilik arttırmaya, yaratıcılık ve yeşil iş teknolojileri gibi alanlarda inovatif çözümler geliştirmeye sahip genç girişimci jenerasyonu her geçen gün büyüyor.