Eğitimde Corona-lojik Dönüşüm!

IDEMA Kalkınma çalışanları yazıyor: IDEMA, LIFE Projesi Mersin Koordinatörü Dr. Gökçen Özbek eğitim ve teknoloji etkileşiminin geleceğini yazdı.

LIFE Projesi Mersin Koordinatörü Dr. Gökçen Özbek

“Gerçek problem makinanın değil, insanın düşünüp düşünemediğidir.”
(B.F. Skinner 1969)

Covid-19 salgınına dair olumsuz şeyler okuyup izlemek gündelik hayatımızın sıradan bir aktivitesi haline geldi, bile. Dışarıdan gelen endişe verici haberlere ülkemiz de eklenince, salgına dair koruma tedbirleri ardı ardına açıklanmaya başladı. Ama unutmamak gerekir ki her kriz aynı zamanda fırsatları da içinde barındırır ve bu fırsatların bir tanesini de Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı’nın tedbir amaçlı olarak okullardaki eğitim sürecine bir süre ara vererek, yeni bir düzenlemenin de yolda olduğu bilgisini kamuoyu ile paylaşmasıdır. Bu düzenleme nihayet “gerçek” bir ihtiyaçtan kaynaklı olarak teknolojinin eğitim öğretime entegrasyonudur. Peki nedir bu “gerçek” ihtiyaç veya neydi o “gerçek olmayan” ihtiyaçlar?

Son birkaç yüzyıldır, teknolojinin hızlı kabuk değiştirmesi, eğitimi, kalabalık bir ailede her şeyi en geç öğrenen yaşlı hala pozisyonuna sokmuştur. Okullar, sürekli geriden gelen bir takip çabası ile üzerine çok da oturmayan teknolojileri çeşitli övgülerle giymek durumunda bırakılmıştır. Oysa bu durum başlangıçta böyle değildi: Teknoloji ile insanın bilgi aktarma, düşünme, öğrenme ve eğitim süreçleri arasında daha organik bir denge vardı. İzninizle, sizi ve düşüncelerinizi birkaç dakikalığına geçmişte bir yolculuğa çıkarmak istiyorum.

Arkeolojik araştırmalar, arkaik dönemden itibaren, insanların temel ihtiyaçları olan hayatta kalma, yeme ve uyuma için kendi teknolojilerini üretmeye başladıklarını ortaya çıkarmaktadır (Çiğir-Dikyol, 2012). Hayatta kalmak için en önemli uygulamalardan bir tanesi de öğrenilen bilginin aktarımı olmuştur: Avlanmak için kullandıkları ucu keskin ya da keskinleştirilmiş kayaları (ve boyamak için kullandıkları hayvan kanları/yağları) ile mağara duvarlarına vahşi hayvanların ve bol meyveli ağaçların yerini ya da zehirli bitkileri yiyince başlarına gelenleri resmetmişlerdir (Akurgal, 1993). 

Resim 1. Hall of the Bulls, Lascaux Caves, France
Kaynak

Tarih öncesinde ihtiyaca uygun tasarlanmış teknoloji ile başlayan bilgi aktarımı, Antik Yunan’da yerini filozofların ve sofistlerin akademilerinde kullandıkları ucu keskin tahta kalemlere, üzerine yazı yazılabilen parafinli tabletlere ve karmaşık hesaplamalar için ideal abaküslere bırakmıştır (Dunn, 2011). Orta Çağ’da ise hesaplamalar için abaküs hala geçerli iken, tahta kalemlerin yerini süslü fildişinden yazma araçları ,okuma-yazmayı kolaylaştırıcı tahta tabletler ve alfabe sayfaları (horn-book) almıştır (Lepi, 2012). 

Resim 2. Alfabe Sayfası (The Horn-book)
Kaynak: Giner, J. A. (2007). What’s next: Innovations in newspapers. 

Kitap, erkek egemen sınıflarda yavaş yavaş yerini alsa da herkesin ulaşımı için henüz son derece pahalıdır. Bu yavaş ilerleme, 18. ve 19. yüzyıllarda gözle görülür şekilde değişmiş ve yaygınlaşan parasız resmi okullar ile mürekkepli kalemler, mekanik hesap makinaları ve kara tahtalar sınıflara girmiştir (Akyüz, 2010; Dunn, 2011). Fakat eğitim ile teknoloji arasındaki bu ahenkli dans, 20. yüzyıl kapıya dayandığında yavaş yavaş ritmini kaybetmiştir. 20. Yüzyıl teknolojik gelişmeler açısından miat sayılabilecek bir yıl olurken, toplumları da radyo, televizyon, tepegöz, projeksiyon makinaları ve nihayet bilgisayar ile tanıştırmıştır. Bu süreçte, okullarda, platonik bir aşık gibi teknolojiyi yakalama çabası başlamış ve tüm bu aletler tek tek bazen ikişer ikişer ikişer sınıflara taşınmıştır (Ball & Bogatz, 1970; Bogatz & Ball, 1971; Özdil, 1985; Van Meer, 2003). 2000’ler ise sınıfları umutsuzca çırpınan hastalara çevirmiş ve sınıfların damarlarından içeri “iyi geleceği” varsayımıyla her türlü teknolojik alet fazla düşünmeksiniz enjekte edilmiştir. Akıllı cevaplama aygıtları ile anlık tepkiler ölçülmüş, bulunan fonlarla öğrencilere laptop dağıtılmış, Ipod’larla podcast kapıları açılmış, döküman kameraları sınıfların baş köşesine yerleşmiştir. Bunlara ek olarak, Internet bilgisayar laboratuvarlarından tüm okula yayılmış, her çocuğa birer tablet vererek pek çok vaatte bulunulmuştur. Tüm bunları akıllı telefonlar, sosyal medyanın eğitim-öğretime entegrasyonu çabası ve girişimciler için yeni bir kapı olan etkileşimli eğitsel mobil uygulamalar takip etmiştir. 

Eğer 30 yaşınızın üzerinde iseniz ve pilot okul olarak seçilmiş bir okulda eğitim-öğretim hayatınızı geçirdiyseniz bu hızlı kronolojik gezinin büyük bir kısmına aşina olduğunuzu varsayabiliriz. 

Peki, bu denli hızlı ve ardı arkası kesilmeyen teknoloji bombardımanının sebebi neydi? Eğitim ile teknoloji arasında son derece uyumlu tango adımları ile başlayan bu birlikteliğin günümüzde geldiği aritmik, senkron olmayan ve kaotik dansının sebebi, çeşitli varsayımlardır. Bu varsayımları üç gruba toplayabiliriz:

  1. Teknoloji değişimin öznesi olacaktır ve ekonomik rekabet edebilirlik teknoloji sayesinde mümkün olabilecektir. 
  2. Teknoloji öğrenci ve öğretmen başarısını arttıracak, öğrenme/öğretme problemlerine çözüm olacaktır.
  3. Teknoloji, eşitsizlik, sınıflar arası fiziksel adaletsizlik, anadilde eğitim gibi köklü sorunlara çözüm olacaktır. (Collins & Halverson, 2009; Cuban, 2001)

Fakat geldiğimiz noktada, teknoloji bu beklentilerin hemen hepsini yanıtsız ve çaresiz bırakmıştır. Bunun temel nedeni problem – çözüm yolu arasındaki eşleşme problemidir. Maalesef yukarıda sayılan problemlerin hiçbiri sınıfa laptop veya tablet bilgisayar getirerek kısa yoldan çözümlenebilecek süreçler değildir. Okul sisteminde yarını yakalamak adına yapılacak hızlı reformların etkili olmadığını da tarih bize tekrar tekrar göstermiştir; çünkü okul ve eğitim sistemi iç içe geçmiş birçok bileşenden oluşan bir kare bulmaca gibidir. (Cuban, 2001; David, 2009). Aynı şekilde öğrenci veya öğretmen başarısını ya da motivasyonunu arttırma noktasında, sistemin asalları olan öğretmen yeterliliği, öğretim kalitesi ve metodoloji uygunluğu, eğitim-öğretim tasarımı ön plana çıkmaktadır. Eşitsizlik gibi hala eğitimde temel bir problem olarak karşımıza çıkan konularda ise teknolojik yeniliklere odaklanmaktan ziyade bunun toplumun bütününü kapsayan çok sistemli ve çok boyutlu bir reform süreci olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir (Cuban, 2001; Koparan & Güven, 2012). 

Sonuç olarak, teknolojinin önüne çözebileceği “gerçek” problemler değil çeşitli hayaller konulmuştur. Eğitimde teknoloji entegrasyonunun yüzyıllardan bu yana yanlış beklentilere girip hayal kırıklığı yaratmasının asıl sebebi beklenti – araç arasındaki uyumsuzluktur. Fakat, bu sefer Corona virüsünün aniden ortaya çıkması ve hızla yayılması ile hayali beklentilerden ziyade önümüzde odaklanabileceğimiz teknolojik açıdan “gerçek” bir problem var: Okula gidemeyen ve bir süre daha gitmemesi uygun olan çocuklarımız, öğrencilerimiz için eğitim-öğretim sürecinin devam ettirilebilmesi. Artık peşinden koşmaktan ziyade, teknolojiyi kullanma zamanı, çünkü teknoloji çözüm için bize muhteşem bir yöntem ve platform sunabiliyor. Yapılması gereken, teknoloji ile eğitim arasındaki ritmik ve ahenkli dansa geri dönmek ve dans sırasında çalacak müzikten tutun, nasıl bir öğretmenle nasıl bir öğrenme sürecinin doğru olacağını hayale kapılmadan sistematik bir şekilde planlamaktır. Diliyoruz ki, içinde bulunduğumuz bu durum geçicidir; ama çıkaracağımız ders ve kurgulayacağımız süreçler neden kalıcı ve verimli bir başlangıç yaratmasın ki?

Kaynakça

Akurgal, E. (1993). Ancient civilizations and ruins of Turkey. İstanbul: NET Yayınları.

Akyüz, Y. (2010). Türk eğitim tarihi -M.Ö. 1000-M.S. 2010-. Ankara: PegemA Yayıncılık.

Ball, S., & Bogatz, G. A. (1970). The first year of sesame street: An evaluation. Princeton, NJ: Educational Testing Service.

Bogatz, G. A., & Ball, S. (1971). The second year of sesame street: A continuing evaluation. Princeton, NJ: Educational Testing Service.

Collins, A., & Halverson, R. (2009). Rethinking education in the age of technology: The digital revolution and the schools. New York: Teachers College Press.

Cuban, L. (2001). Oversold & underused: Computers in the classroom. Cambridge, 

MA: Harvard University Press.

Çiğir-Dikyol, D. (2012). Education in prehistoric times. The Journal of Academic Social Science Studies, 5(6), 160-173.

David, J. (2009). Personal communication. In A. Collins & R. Halverson (Eds.), Rethinking education in the age of technology: The digital revolution and the schools. New York: Teachers College Press.

Dunn, J. (2011). The evolution of classroom technology. Retrieved from http://www.edudemic.com/classroom-technology/

Giner, J. A. (2007). What’s next: Innovations in newspapers. http://www.innovationsinnewspapers.com/

Koparan, T., & Güven, B. (2012). Matematik ve geometri derslerinde grafik tablet kullanımına yönelik ögrenci görüşleri. [www.kongre.nigde.edu.tr]

Özdil, İ. (1985). Uzaktan eğitim teknolojisi, TV yoluyla doğrudan öğretim ve kapalı devre TV. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.

Van Meer, E. (2003). PLATO: From computer-based education to corporate social responsibility. Iterations, 2. Retrieved from http://www.cbi.umn.edu/iterations/vanmeer.pdf


Please follow and like us: