Küçük çiftçilerin pazara erişimini sağlamak için izlenecek yollar

Birçok sivil toplum örgütü, yoksulluğu hafifletmek için küçük çiftlikler ile ilgili çalışmalar yapıyor. 

Çiftçilerin iklim ve pazar şoklarına karşı aşırı derecede savunmasız olduklarını ve çiftliklerinde iyileştirmeler yapamamalarına rağmen, ailelerini besleyip iyi gelir elde etmeye çalıştıkları unutulmamalı.

Çiftçilerle çalışan sivil toplum kuruluşları için en iyi strateji; çiftliklerin üretkenliği artırmasına ve yeni ekonomik fırsatları teşvik etmesine yardımcı olurken, aynı zamanda hasat dönemleri ve uzun süreli kriz dönemlerinde gıda güvenliği sağlamak. Bu durumda, çiftçilere sürdürülebilir olarak temel ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olmak, bir sivil toplum kuruluşunun yapabileceği en iyi katkılardan biri.

88820-800x450

STK’ların çiftçilerin, pazar erişimlerini güçlendirmelerine, yiyecek güvenliğini artırmalarına ve gelirlerini çeşitlendirmelerine yardımcı olabilecek bazı önemli yolları var.

Çiftçilerin pazar erişimlerini güçlendirmek için izlenebilecek yollar şöyle sıralanıyor;

1. Daha iyi agrobiyolojik (bitki beslenmesi) uygulamaları benimsemek.

Geleneksel kahve tarımının çoğu zaman ekolojik olarak minimal bir etkiye sahip olduğu görülüyor. Ancak, kimyasal gübrelerin, pestisitlerin ve daha az çevre dostu tekniklerin yoğun şekilde kullanılmasıyla, ürün için olan yeni talep artışı da daha büyük ölçekli üretim yöntemlerin artmasına yol açtı. Bu eğilimi gidermek için çiftçilerin, hastalıkları en aza indirgeyen, toprak verimliliğini artıran ve erozyonu azaltacak şekilde agroekolojik uygulamalar konusunda eğitim almaları gerekiyor.

2. Yeni üretim ve işletme yöntemlerini geliştirmek.

Çiftçiler, tohumun işlenmesini iyileştirerek ürünlerine değer katmanın yollarını bulmalı. Mesela, kahve çekirdeklerini yıkamak, fermente etmek ve kurutmak için daha iyi mekanizmalar kullanılmalı. Pazarlama, finansal ve girişimcilik gelişimi sağlayan kooperatifler de bu koşullara ek değer katabilir. Ürünü değer zinciri boyunca daha fazla sahiplenerek kahve çiftçilerinin çabaları karşılığında daha fazla kazanç elde edebilir.

3. Kooperatiflerle iş birliği yapmak.

Kooperatifler ve diğer toplum örgütleri ile işbirliği yapmak, bir sivil toplum kuruluşu için özellikle üç ile beş yıl boyunca bir toplulukta çalışmayı planlayanların istikrarını, inandırıcılığını ve sürdürülebilirlik olasılığını sağlar. Kooperatifler, çiftçilerin kredilere erişmesine yardımcı olabilir. Ayrıca, bitki hastalıkları gibi durumlar için bitki koruma programları ve erken uyarı sistemleri kurmak için devlet kurumları, STK’lar ve diğer gruplarla işbirliği yapabilirler. 

food-safety-farmers

Gıda güvenliğini artırmak ve gelir çeşitlendirmek için;

1. Büyükbaş hayvan çeşitliliğini artırılması

Çiftlik hayvanlarının yanı sıra inek ve keçi gibi büyükbaş hayvanlarının çeşitlendirilmesi, hayvan eğitiminin yanı sıra et ve süt satarak ekstra para kazanmaya da yardımcı olur. Dört ülkede hane halkı tüketilen gıda gruplarının sayısına göre besinlerin kalitesini artırdı. Hanelerin yarısından fazlası hayvancılık yoluyla çeşitlendirmenin ve gıda üretiminin artmasının ciddi gıda sıkıntısını göçü engellediğini belirtti. 

2.Bal ile kahvenin birbirini tamamlayıcı olması

Düşük maliyetli olan arıcılık pazarının yetersiz kalması sonucunda kahve yetiştirilen alanlara arıların getirilmesinin üretkenliği artırdığı görülüyor. 
3. Kadınların yetkilendirilmesi.

Honduras’da kadınlardan oluşan bir kooperatif, ürünlerini değerinde satabilecekleri organik bir pazar oluşturdular. 
Kadınların aktiviteleri tarım alanında esnekliğe katkıda bulunur. Kadınlar bahçeleri gübrelemek için hayvansal atıkları kullanarak hayvancılıkla uğraşıyor ve kapalı bir döngü oluşturarak besin bahçelerini geliştiriyorlar. Ayrıca, diğer kadınları eğitmekte ve ev pazarında gıda güvenliği girişimcileri ve tedarikçileri olarak yerel pazarlar kuruyorlar.

Kalkınma örgütleri, çiftçilere, pazarlara daha fazla erişmek için birlikte çalışarak onlara potansiyel olarak daha başarılı olmaları konusunda yardımcı oluyor. Ancak çiftçiler, piyasa güçlerine ve iklim değişikliğine karşı daha açık ve savunmasız hale geliyor.

Daha dayanıklı olmak için çiftçilerin gıda güvenliği ve gelir çeşitlendirmesi yapmaları gerekir. Bu sayede, çiftçiler pazardaki zorlu koşullarda yoksullaşmadan, arazilerini kaybetmeden ve göçe zorlanmadan yaşamlarını sürdürebilirler. Çiftçiler ayrıca tarım ürünlerinde meydana gelen hastalığa karşı erken uyarı sistemleri, gelişmiş tarımsal ekolojik uygulamalar, sigorta sistemleri gibi yöntemlere ve hükümet destekli araştırmalara ihtiyaç duyuyorlar.

Bu işler gerçekleştiğinde, çiftçiler ilerleme ve kahve üretimine daha fazla yatırım yapma ve uluslararası pazara daha fazla entegre olup, tarımsal kalkınmada olumsuz olaylardan kurtulup yatırıma teşvik edilebilir.

Kaynak