Dünya Gıda Programı’nın araştırması dünyadaki açlık konusundaki eşitsizliği ortaya koyuyor

Bir tabak yemeğin gerçek maliyeti ne kadar?

Dünya Gıda Programı tarafından gerçekleştirilen araştırma, dünyadaki gıda fiyatları konusundaki acı gerçeği gün yüzüne çıkarttı. Araştırma, küresel açlık krizini tetikleyen en büyük eşitsizliği ortaya koyuyor. Yoksul insanlar sadece bir öğün yemek yiyebilmek için o gün kazandıklarının kat ve kat fazlasını ödemek zorunda kalıyor.

Aynı yemeğin maliyeti, New York’da 1 dolar tutarken Güney Sudan’da 320 dolar civarında olabiliyor.

Geçtiğimiz hafta Dünya Gıda Günü’nde yayımlanan araştırma, çeşitli ülkelerdeki gıdaların tek bir taban çizgisine göre nispi maliyetini ölçerek tüketicilerin dünya çapındaki satın alma gücünün tutarsızlığının altını çizdi. Dünya Gıda Programı’nın raporuna göre yoksul insanların bir günlük yemek ücreti o gün kazandıklarından kat ve kat daha fazla.

Tzmsl8n31umOSo4fa4S9Z2v0EkdbC4yT_598x414

Araştırma, ABD’deki New York şehri baz alınarak yapıldı. Bu araştırmada aynı fasulye yemeğinin New York’taki ortalama bir tüketiciye maliyeti yalnızca 1,20 dolar olurken Güney Sudan’da bu yemeğin 350 dolara mal olduğu ölçüldü.

Dünya Gıda Programı’nın (WFP) yürütme direktörü David Beasley, “Satın alma gücünü ayarlayarak, yiyeceklerin satın alınabilirliğindeki eşitsizliklere karşı kesin bir ışık tutuyoruz” dedi. “Sonuçlar, çoğu zaman şaşkınlık yaratıyor: Norveç’teki bir yemeği pahalı bulduklarını düşünüyorsanız bir de Malawi’deki fiyatları deneyin.” diye ifade etti.

Beasley, açlığın yokluktan çok erişilebilirlik oranının düşük olmasından dolayı kaynaklandığını belirtti. Yaşanan çatışmalar, siyasi istikrarsızlıklar, yetersiz altyapı ve iklim değişikliği gibi faktörlerden ötürü 2016 yılında yaklaşık 795 milyon insan açlıkla mücadele etmek zorunda kaldı. 

Dünya Gıda Programı sözcüsü Francis Mwanza, geçtiğimiz yıl yaklaşık 800 milyondan fazla insan açlıkla mücadeleye maruz kaldığını ancak dünya genelinde herkesin beslenmesine yetecek kadar yiyecek olduğunu ve attığımız gıdaların aslında 2 milyar insanın beslenmesine yettiğini ifade etti.

Mwanza “Çatışmaları durdurmazsak, insanların kendi yörelerinden komşu ülkelere göç etmesini durduramayacağız bu yüzden insanlar kendi gıdalarını yetiştirme ya da satın alma olanağına sahip olmadıkları sürece insanlar aç kalmaya devam edecektir.”ifadelerini kullandı.

Raporda, nispeten istikrarlı ülkelerde bile gıda sistemleri zayıf olduğu gözler önüne serildi. Nitekim bu problemlerin iletişim, nakliye ve depolama tesisleriyle alakalı olduğu belirtildi. Ancak bir diğer taraftan savaş ve istikrarsızlık, kuraklık ve kıtlık nedeniyle tahrip olan ülkelerde gıda sistemleri, baskı ve iktidarın kötüye kullanımı nedeniyle daha kolay risk altında olabiliyor.

Raporda, ayrıca Suriye’nin de 2011 yılından itibaren çatışmadan önce orta gelirli bir ülkeyken  şimdilerde nüfusun %75’i insani yardıma ihtiyaç duyduğunun altı çizildi.

Son iki yıldır çatışmanın şiddetlendiği Yemen’de nüfusun üçte ikisinden fazlası kendilerini beslemek için açlıkla mücadele ediyor. Raporda, tahıl üretimi şu anda ülkenin ihtiyaçlarının %20’sinden daha azını sağladığı ve de ürün ve hayvancılık hastalıkları ise para ve malzeme eksikliği nedeniyle tedavi edilmediği ortaya konuyor. 

Kaynak