Dünyadaki omurgalı hayvan nüfusunun %67’si yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) uzmanlarının verdiği bilgiye göre, insan faaliyetlerinin doğaya verdiği zarar, dünya genelinde biyo çeşitliliği azaltıyor ve birçok canlı türünü yok olma tehlikesiyle karşı karşı bırakıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2014’te yaban hayatının özgün değerleri ve insanların refahına sağladığı katkıya dikkat çekmek için 3 Mart’ı Dünya Yaban Hayatı Günü ilan ettiğini hatırlatan uzmanlar, bu çerçevede yaban hayatın nasıl bir tehdit altında olduğunu incelemenin önemine dikkat çekti.

Hayvanların yok olma oranı 10 bin kat arttı

Uzmanlara göre, dünya, canlı türlerinin hızlıca yok olduğu yeni bir dönemle karşı karşıya bulunuyor. Daha önce yeryüzünde yaşayan canlı türlerinin yüzde 99,9’u şu anda yok olmuş durumda. Eski dönemlere göre hayvanların normal yok olma oranı bin, hatta 10 bin kat arttı.

Hayvan nüfusu %58 azaldı

WWF’nin iki yılda bir yayımlanan Yaşayan Gezegen Raporu’na göre, 1970 ile 2012 yılları arasında hayvan nüfusu yüzde 58 azaldı. Durumun çok ciddi olduğunu vurgulayan WWF uzmanları, “Hiçbir önlem alınmaz ve bu gidişat devam ederse 2020’ye kadar dünyadaki omurgalı hayvan nüfusunun yüzde 67’si tamamen yok olabilir” uyarısında bulundu.

BioScience dergisinin 2016 yılında yayımladığı özel sayıda, aralarında kaplanların da bulunduğu etobur büyük memeli hayvanların yüzde 59’unun, otoburların da yüzde 60’ının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu kaydedildi.

onlem-hayvan,RzV_FIdFfkmsEzr5Ctv_UgYok olma tehlikesi taşıyan hayvanlar arasında filler, goriller, kaplanlar, akbabalar, gergedanlar, kutup ayıları ve bazı balık türleri bulunuyor. Ancak insanlar tarafından çok fazla bilinmeyen birçok hayvanın da neslinin tükenmekte olduğu belirtiliyor. Bu türler arasında markhor olarak adlandırılan bir tür keçi, dev çin semender balığı, golyat kurbağası, addaks antilopu, “kayıp nehir remorası” olarak bilinen bir tür balık, Ganj timsahı, gooty örümceği gibi hayvanlar yer alıyor.

“Enerji ve gıda sektörlerinin dönüşümü kritik öneme sahip”

WWF uzmanları, biyolojik çeşitliliğin azalmasını engellemek için öncelikle tehditlerin neler olduğunu iyi bilmenin önemine işaret ederek, bu sorunlarla başa çıkabilmek için doğal varlıkları çok iyi korumak ve doğru yönetmek gerektiğine vurgu yaptı.

Adil bir kaynak yönetiminin tesis edilmesi gerektiğini belirten WWF uzmanları, ekonomik sistemin yeniden yapılandırması gerektiğini belirtti. WWF uzmanları, “Bu noktada, enerji ve gıda sektörlerinin dönüşümü kritik öneme sahip.” ifadesini kullandı.

kaynak.