Dünyamızın karşı karşıya kaldığı en büyük su sorunları nelerdir?

Su, insanlığın hayatta kalması için en gerekli maddedir. Buna bağlı olarak da yeryüzünde insanoğlunun karşı karşıya kaldığı en büyük zorlukların merkezinde yine “su” yer alıyor. İnsanlar; içmek, yıkamak, yemek yapmak, kişisel temizlik ve tarım gibi birçok ihtiyacına yönelik olarak su bulmak için mücadele ediyorlar. Bunlara ek sorunlar arasında ekstrem hava olayları nedeniyle oluşan fırtınalar ve sel baskınları da sayılabilir.

İşte Birleşmiş Milletler’in geçtiğimiz günlerde değindiği ve gezegenimiz adına tehlike oluşturacak olan 5 sorun;

1.Artan sıcaklıklar ve kuraklık

İklim değişikliği, belki de küresel su sisteminin karşı karşıya kaldığı en büyük tehdit çünkü içerisinde birçok farklı tehdit bulunuyor. Sera gazı emisyonları, gezegenin sıcaklığının artmasına neden olduğu için dünyanın en sıcak bölgeleri daha da sıcak ve kurak bir hale geliyor.

Dünyanın hava sirkülasyonunu anlatan “Hadley Hücresi İlkesi”, kutuplar ile ekvator arasındaki sıcaklık farkının azalması ve hava akımlarının değişmesi anlamlarına geliyor. Yapılan araştırmalara göre bulutlar, Ekvator’dan kutup bölgelerine doğru çıktıkça yağmur suları gün geçtikçe daha da azalıyor.

2. Artan yağış miktarları ve sel baskınları

Madalyonun bir diğer yüzünde ise iklim değişikliğinin getirdiği artan yağış miktarları ve yükselen deniz seviyeleri yer alıyor.

Dünya Kaynakları Enstitüsü, 2030 yılına kadar iklim değişikliği ve sosyoekonomik gelişmeler nedeniyle nehir taşkınlarına maruz kalan insan sayısının 54 milyondan fazla olacağını tahmin ediyor. Son yıllarda, milyonları etkileyen seller Hindistan ve Bangladeş’in semtlerini harap etti hatta yüzlerce insanın ölümüne sebep oldu. Güneydoğu Afrika’da çok büyük bir şekilde gerçekleşen Cyclone Idai’nin (tropik fırtına), iklim değişikliği etkisi ile meydana geldiği biliniyor.

3. Kötü altyapı tesisleri

Dünyanın su temini ile ilgili en belirgin sorunu altyapı olmasa da, küresel başarısızlıklar insanların ihtiyaçlarını karşılama açısından en büyük engeller arasında yer alıyor. Sular, geniş boru ağları ile taşınmalı ve kanalizasyon sistemleri arıtma tesislerinde dağıtılmalıdır. Bunlar ise fazlasıyla bakım, onarım ve yatırım gerektirmektedir.

Bu problemler sadece yoksul ülkelere özgü değil. Geçtiğimiz günlerde, Çevre Ajansı Başkanı Sir James Bevan, İngiltere’deki suların 25 yıl içinde biteceğini açıkladı. Bu duruma sebebiyet veren pek çok sorun olsa da resmi raporlara göre ülkenin, her yıl boru sızıntılarından dolayı yaklaşık “üç milyar litre” su kaybettiği açıklandı.

4. Yeraltı sularının azalması

Gezegenin tatlı su kaynaklarının yaklaşık üçte biri yeraltı su kaynaklarından geliyor. Görünmese de tarım ve sanayinin sürdürülmesi için hayati öneme sahipler. Eğer acil bir şekilde harekete geçilmezse Hindistan’ın yeraltı su kaynaklarının %60’ı, önümüzdeki 20 yıl içerisinde tehlikeli bir şekilde azalacak.

Dünya çapındaki artan nüfus ve bu nüfustaki varlıklı insanların büyük oranda artması ise bu durumu daha da kötüleştiriyor. Dünya nüfusunun bu yüzyılın ortasına kadar 7 milyardan 10 milyara çıkması bekleniyor. Bu olay beraberinde, su kaynakları üzerine inanılmaz bir baskı getirecek. Gelişmekte olan ülkelerdeki insanlar zenginleştikçe, et üretmek gibi daha fazla suya ihtiyaç duyulan lüks talepler de kaçınılmaz olarak artacak.

5. Kirlilik

Su kirliliğinin azaltılması çok büyük bir zorluktur. Çünkü “su kirliliği” başlığı, içme suyuna karışan lağım sularından tutun dünyadaki tüm su sistemlerin içerisine atılan ve bitmek bilmeyen plastik atıklara kadar her şeyi kapsar. Birleşmiş Milletler’e göre ise insan atığından endüstriyel atıklara kadar her şeyi içeren atık sularının yaklaşık yüzde 80’i hala arıtılmıyor.

Başta plastik üreticileri ve tıbbi ürün üreticilerinden kaynaklı olmak üzere son yıllarda ele alınması gereken ciddi sorunlar ortaya çıktı. Su kirliliği, insanlar ve hayvanlar üzerinde ciddi zararlara neden olsa da bu konuların çözüm aşamasında ne yazık ki halen ciddi bir yol katedilemedi.

Kaynak

Please follow and like us: