Mülteciler, Lübnan Nüfusu’nun %25’ini Oluşturuyor

2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaş ile birlikte pek çok Suriye vatandaşı mülteci olarak komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Türkiye ve Ürdün’ün yanı sıra en çok mülteci alan ülkelerden birisi de, her dört kişiden birinin mülteci konumda bulunan Lübnan.

2016 yılında nüfusu 6 milyon 185 bin olan Lübnan’da bugün yaklaşık 1.5 milyon mülteci bulunmaktadır. Bu rakam da ülke nüfusunun %25’inin mülteci konumda olduğunu göstermektedir. Bu rakamların ülke üzerinde oluşturduğu etkiyi anlayabilmek için, Türkiye’ye dört yıl içerisinde 20 milyon mültecinin sığındığını düşünebiliriz.

Gerek Lübnan gerekse diğer mülteci kabul eden ülkelerde meydana gelen bu hızlı nüfus artışı ülkenin sosyo-ekonomik, kültürel ve politik sisteminde sıkıntılara ve krizlere neden olmaktadır. Lübnan’da iki yıldan fazla bir süredir başbakan atanamıyor ve bu çok önemli bir siyasi istikrarsızlığı da beraberinde getiriyor.

Konu ile ilgili Johns Hopkins Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü’nde konuşan Birleşmiş Milletler (BM) Temsilcisi Lazonni, Lübnan’ın demografik yapısında önemli değişimler olduğunu belirterek uzun vadede radikalleşmenin bir tehlike olarak ortaya çıktığını dile getirdi. Uluslararası sistemin mültecilerin temel ihtiyaçlarını karşılamasının yanı sıra, Lübnan hükümeti ve halkına bu krizle başa çıkmak için de destek sağlaması gerektiğinin altını çizdi.

Lazonni yaptığı konuşmada desteğin, barış ve güvenliğin sağlanması için sınır güvenliğinin oluşturulması, kurumların işlerliğinin desteklenmesi ve sosyo-ekonomik destek kapsamında iş imkanlarının yaratılması için yatırımcıların bölgeye yatırım yapmasının sağlanması gibi üç ana eksende sağlanması gerektiğini dile getirdi.

j-hopkins_idema

Uluslararası sistemin artık olaya sadece bir güvenlik sorunu olarak değil, bir kalkınma sorunu olarak yaklaşmasının gerekliliğinden bahseden Lazonni,  mültecilerin %73 yakınını kadın ve çocuklar oluşturduğunu ve çocuk işçiliği, erken evlilikler ve cinsel istismar gibi çok önemli problemlerin ortaya çıktığını belirtti. Çözüme yönelik adımlar atılırken, radikalleşmeyi önlemek için yoksullukla mücadele ve eğitimin desteklenmesi noktalarına odaklanmak gerektiğinin altını çizdi.

Alınacak makroekonomik önlemler arasında Lübnan’da inşaat ve tarım sektörlerinin desteklenmesinin önemi mültecilerin bölgeye gelmelerinden sonra daha da arttı. Bu sektörler mültecilerin istihdam edilebildiği temel sektörler olarak ortaya çıkıyor. Bu sektörlerde, yatırımcıların teşvik edilmesi ve Lübnan’a yatırım yapmanın riski paylaşılmalı ve çeşitli uluslararası fonlarla ülkeye yatırım teşvik edilmelidir.

Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Temsilcisi Philippe Lazonni’nin konuşmasının tamamına linkten ulaşabilirsiniz.