Şehirler, kendilerini yükselen sulardan nasıl koruyabilirler?

Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan tüm yetkililer, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için mücadele veriyorlar. Ancak zamanları ve kaynakları kısıtlı, bu yüzden en verimli adaptasyon stratejilerini belirlemek ve onları uygulamak için son model teknoloji ürünlerine güvenmek zorundalar.

Amerika’daki yükselen su seviyeleri, zaten ülke genelinde tahribata yol açıyor. Geçtiğimiz Ocak ayında Massachusetts Valisi Charlie Baker, konut sakinlerinin gelecekteki sel ve fırtınalarla başa çıkmasına yardımcı olmak amacıyla “baraj ve drenaj sistemi iyileştirmelerini” finanse edebilmek için emlak vergilerinde bir artış teklifi sunmuştu. Bu gibi uyum çabaları oldukça önemlidir çünkü her 10 Amerikalı’dan 4’ü kıyı bölgelerinde yaşıyor. Önümüzdeki yıllarda ise bu nüfus oranı artmaya devam edecek. Sürekli gerçekleşen su baskınları; evleri, kara yollarını, köprüleri, metroları, atık su arıtma tesislerini ve daha birçok altyapı donanımlarını kötü etkileyebilir.

Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’ne (NOAA) göre; 2000-2015 yılları arasında “güneşli gün seli” adı verilen iklim değişikliğinin neden olduğu gelgit selleri, Güneydoğu Atlantik sahillerinde 2 kat arttı. Buna ek olarak, Kuzeydoğu kıyılarında da %75’lik bir artış görüldü.

İklim değişikliği, okyanus sularının ısınarak fırtınaların daha yıkıcı ve daha sık gerçekleşmesine neden oluyor. Amerika Birleşik Devletleri, 2017 yılında tarihinin en maliyetli kasırga dönemini atlattı. Fırtınalar, 300 milyar doların üzerinde hasara yol açtı. Harvey Kasırgası tek başına Eylül ayı içerisinde 37.000 Teksaslı’yı sığınaklara gitmeye mecbur bıraktı. Michael Kasırgası ise en az 45 kişinin ölümüne ve 12 milyar dolardan fazla zarara yol açmıştı.

Daha da kötüsü; Amerika Birleşik Devletleri sele karşı olan doğal savunmasını kaybediyor. Kıyılarda bulunan ve sel sularını emen geniş sulak alanlar, her yıl büyük ölçüde yok oluyor. Deniz sularını engelleyen ormanlar da insan faaliyetleri nedeniyle zayıf düşüyor. Hükûmet verilerine göre bir örnek vermek gerekirse; West Palm Beach yakınlarındaki Mangrov alanı, geçtiğimiz 40 yılda %87 oranında küçüldü.

Önümüzdeki 10 yılda sel ve fırtına olaylarının daha yoğun bir şekilde artması bekleniyor. Bu bilgiler ışığında, iklim değişikliğinin neden olduğu zararlardan korunmak için bilgisayar modelleme ve görselleştirme araçları stratejik planlamalara yardımcı olabilir. Texas A&M Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir çalışma, yükselen denizlerin Florida yol ağına nasıl zarar vereceğini gösterdi. Su pompası tesisatlarının döşenmesinin uzun vadede tasarruf sağlayacağı konusunda hemfikir olundu ve gerekli çalışmalara başlandı. Başka bir araştırma ise su kaynaklarındaki tuzlu su sızıntısının, su kuyuları üzerindeki olumsuz etkilerini gösterirken hangi kuyuların yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu gözler önüne sermişti.

Gelişmekte olan teknolojiler, toplulukların doğru yatırımlar yapmasına yardımcı olabilir. Özellikle mikro ızgaralar; genellikle yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çalışan ve tek bir binaya hatta mahalleye elektrik sağlayan bu küçük elektrik sistemleri, dağıtılmış güç kaynaklarından bağımsız olarak çalışabiliyorlar. Ayrıca, uzun elektrik hatlarına bağlı olmaması nedeniyle ekstrem hava olayları esnasında daha az zarar görüyorlar. Kritik öneme sahip yiyecek veya su dağıtım merkezlerinin kendi mikro ızgaralarını koyması, insanların ve şehirlerinin gelecekteki afetlere karşı daha dirençli olmalarına yardımcı olabilir. Örneğin; New York’taki et ve balık ticaretinin %60’ını sağlayan Hunts Point yiyecek dağıtım merkezi, sel bölgesinde bulunuyor ancak mikro ızgaralar sayesinde bu merkezin elektrik hatları zarar görse bile tesis çalışmaya devam edebiliyor.

Uyum girişimleri için para harcamak, uzun vadede tasarruf sağlar. Hem Amerika Birleşik Devletleri hem de dünya çapındaki tüm topluluklar, şiddetli fırtınalar ve yükselen deniz suları için şimdiden hazırlık yapmalılar. Yeni nesil teknolojiler, kaynaklarımıza dair akıllı yatırımlar yapma konusunda yardımcı olabilir. Doğru altyapı iyileştirmeleri ve düzeltmeleri ile topluluklar, gelebilecek zararları en aza indirebilirler. Alınan önlemler sayesinde birçok hayat kurtarılabilir.

Kaynak

Please follow and like us: