AnasayfaGirişimcilik

Türkiye’de Sosyal Girişimlerin Durumu Raporu Yayınlandı

Türkiye’de Sosyal Girişimlerin Durumu Raporu Yayınlandı

Emircan Kürküt idemahaber / Editör

British Council tarafından Küresel Sosyal Girişim Programı kapsamında Türkiye’de Sosyal Girişimlerin Durumu Raporu yayımlandı. Rapor Türkiye’deki sosyal girişimlerin mevcut durumu, kapsamı ve geleceği analiz edilerek sosyal girişimcilik ekosistemine dair mikro düzeyde bir çerçeve çizmektedir. 

Metodolojik olarak masa başı araştırma, odak grup/danışma toplantıları, derinlemesine görüşmeler ve online anket yöntemi kullanılan rapor, Türkiye’deki sosyal girişimcilik ekosistemi hakkında önemli veriler içermektedir. Raporda Türkiye’deki sosyal girişimler açısından iyi örnek uygulamaları da yer almaktadır. INOGAR, Good4Trust, Açık Açık, Anlatan Eller, Başka Bir Okul Mümkün, Teyit, SafiMera, Joon, Harmani Kadın Kooperatifi de raporda yer alan iyi örnek uygulamalarındandır.

Türkiye’de sosyal girişimlere yönelik hazırlanan en kapsamlı araştırma olarak literatürdeki önemli bir boşluğu doldurması açısında önem teşkil eden rapor, sosyal girişimcilik konusunda farkındalık yaratmaktadır. Buna ek olarak sosyal girişimciliğin başta kamu ve özel sektör olmak üzere desteklenmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. Raporda, bu türden destek mekanizmalarının kurulabilmesi için gereken yönetişim yapısına da vurgu yapılmıştır. Türkiye’de sosyal girişimciliğin gelecek gelişimi için yönetişim ve katılım yapısına ilişkin bu öneriler dikkatle not edilmelidir. 

Çalışmada sosyal girişimler “sosyal/çevresel etki yaratmayı öncelikli amacı olarak belirleyen, gelirlerinin yarısından fazlasını ticari faaliyet yoluyla elde eden ve kârların öncelikli sosyal amaçları için harcayan kuruluşlar” olarak tanımlanmıştır. Bu noktada, söz konusu kuruluşların elde ettiği kârın önemli bir kısmının sosyal çıktıları olacak hedefler dahilinde kullanılması gerekliliği vurgulanmaktadır.  Bu türden bir sosyal etki yaratma hedefi, sosyal girişimleri teknoloji yaratan/kullanan gibi girişimlerden ayıran temel farklılık olarak dikkat çekmektedir. Ayrıca, sosyal girişimlerin yaklaşık %29’unun kooperatif yasal statüsünde olması kârların sosyal amaçlar için kullanımına katkı sunmaktadır. 

Raporda sosyal girişimlere ilişkin kantitatif veriler de paylaşılmıştır. 

  • Türkiye’de faaliyet gösteren sosyal girişimlerin genellikle 2015 yılından sonra kurulduğu belirtilmektedir. Sektörel bazda bir ayrışma yapıldığında sosyal girişimlerin oransal olarak çok farklı olmamakla birlikte çeşitli sektörlerde faaliyet gösterdiklerinin altı çizilmektedir. Eğitim, imalat ve üretim, yaratıcı endüstriler, tarım ile geri dönüşüm gibi sektörler sosyal girişimler için sektörel yoğunlaşmanın görüldüğü başlıca alanlardır. 
  • Araştırma örneklemini oluşturan sosyal girişimlerin %86’sı yenilikçi olarak nitelendirilmiştir. Bir başka ifade ile söylemek gerekirse, Türkiye’deki sosyal girişimlerin tamamına yakını son bir yıl içerisinde inovasyon odaklı hizmet, model ya da ürün geliştirmiştir. Ancak araştırma katılımcılarının %85’i, sosyal girişimler için temel sorunlar arasında olumsuz ekonomik koşulları, yüksek vergilendirmeyi ve uzun bürokratik süreçleri  göstermektedir. Bu durum sosyal girişimcilerin yenilikçi iş fikri geliştirmesinin önünde engel olma potansiyeline sahiptir. 
  • Çalışmada yer alan veriler analiz edildiğinde sosyal girişimlerin daha çok Batı şehirleri olmak üzere Türkiye’nin yirmi üç iline yayıldığı görülmektedir. Ancak, Türkiye girişimcilik ekosistemi ile paralel olarak sosyal girişimlerin yoğun olarak faaliyet gösterdiği iller  İstanbul, Ankara ve İzmir’dir. Araştırmaya göre sosyal girişimlerin %45’i İstanbul’da yer alırkan; bu oran Ankara’da %13.2 ve İzmir’de %10.9’dur. Sosyal girişimlerin İstanbul’da yoğun olarak faaliyet göstermesi şehrin iş dünyası merkezi olması dolayısıyla finansal araçlar (fon, özel yatırım vb.) açıdan gelişmiş olması ile açıklanabilir. 
  • Sosyal girişimlere liderlik edenlerin %83’ünün iyi eğitimli, %55’inin kadın ve %47’sinin genç olması dikkat çekmektedir. Kadınların %50’den yüksek oranda sosyal girişimlere liderlik etmesi cinsiyet eşitliği farkındalığının sosyal girişimlerde yüksek olduğunu göstermektedir. Bu oran teknoloji yaratan girişimlerdeki erkek egemenliği düşünüldüğünde sosyal girişimlerin önemini göstermektedir. 

Araştırmanın son bölümünde sosyal girişimler için açıklanan öneriler bölümü görünürlük ve toplumsal farkındalığın artırılması, politika oluşturma, finansmana erişim, sosyal etki yönetimi ve ölçümü ile kadınların ve gençlerin bu alanda güçlendirilmesine odaklanmaktadır. Buna ek olarak Türkiye’de sosyal girişimleri kavramsallaştıran bir yasal statünün yeterli olmaması ve literatürdeki sınırlılığın geliştirilmesi de dikkat çekmektedir. 
British Council tarafından hazırlanan raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.