5 grafikle dünyada içme suyuna erişim verileri

Dünyada temiz içme suyuna erişimde hala eşitsizliklerin büyük ölçüde devam ettiği görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü ve Unicef ​​Ortak İzleme Programı tarafından hazırlanan rapor, içme suyuna erişim durumunun ayrıntılı bir görünümünü vermek için son 17 yılda elde edilmiş içme suyu verilerine bakıyor.

Rapor, mevcut durumun, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG) ile belirlenen güvenli ve uygun fiyatlı içme suyuna evrensel ve adil erişim vizyonuna nasıl uyduğunu da inceliyor.

  • Milyarlarca insan suya kavuştu, ancak büyük eşitsizlikler devam ediyor

1990’dan bu yana, 2.6 milyar insan kontaminasyondan korumak için tasarlanmış bir “gelişmiş” içme suyu kaynağına erişti. Ancak 2015 yılında, 663 milyon insan – 10 kişiden biri – hala korunmasız kaynaklardan su içiyor. Korumasız kaynaklardan su içen insanların neredeyse yarısı Sahra altı Afrika’da yaşıyor ve zenginler ile fakirler arasında büyük boşluklar var.

41 ülkede, insanların beşte biri kontaminasyondan korunmayan bir kaynaktan su içiyor.

su1

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri (SDG) herkese erişim sağlamayı amaçlıyor, ancak kimsenin geride kalmamasını sağlamak için içme suyu hakkında daha fazla veriye ihtiyaç var.

  • Suya ulaşma, özellikle Sahra altı Afrika’da hala büyük bir yük

Çoğu ülkede, insanların çoğunluğu 30 dakikadan daha az bir süre suya ulaşıyor ya da evlerinde su tesisat sistemleri mevcut. Ancak, bazı bölgelerde, özellikle Sahra altı Afrika’da, birçok kişi suya ulaşmak için bir saatten biraz fazla harcıyor. Bu yük, halen kadınlara yükleniyor.

Moğolistan, erkeklerin ve erkeklerin su toplama sorumluluğunu alan tek ülke.

su2

Suya ulaşım sürelerinin azaltılması ve evlerinde su kaynakları bulunan kişilerin sayısının artırılması, yoksulluk, sağlık, eğitim ve cinsiyet eşitliği ile ilgili diğer hedeflere ulaşmada çok önemli olacak.

  • Dünyanın birçok yerinde her gün su bulunmuyor

Birçok ülkede hane halkına su arzlarının ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığı veya her gün kaç saat su bulunduğunun sorulması gerekiyor. Mevcut veriler, bu kullanılabilirliğin ülkeler arasında büyük değişiklik olduğunu gösteriyor.

Güney Afrika’nın bazı illerinde hane halkının%60’ında su temini iki gün veya daha fazla sürüyor.

su3

2014’te Güney Afrika’nın beşte birinde belediye kaynaklı su kesintileri iki günden fazla sürüyor. Bu oran ülkenin bazı bölgelerinde üç kat daha yüksek. Öte yandan dünyanın birçok yerinde 24 saatten daha az su arzı hala yeterli kabul ediliyor.

  • Bazı kaynaklar kirlenmeye karşı koruma sağlar, ancak suyu içmek hala güvenli olmayabilir

“Güvenli” olarak nitelendirilebilmek için, bir içme suyu kaynağı patojenlerden ve yüksek düzey zararlı maddelerden arındırılmış olmalı. Küresel olarak ana sağlık kaygısı, E.coli gibi bakterilerin varlığı ile tanımlanan dışkı kontaminasyonu. Birçok yerde kontaminasyona karşı koruma sağlamak için güvenli su noktası tasarlanıyor, fakat suyun içindeki E. coli izleri hala mevcut bulunuyor.

su4

Nepal’de nüfusun %91’i gelişmiş bir su kaynağından içiyor ancak örneklerde E. coli hala keşfediliyor.

  • İnsanlar suya farklı miktarlar harcıyor, ancak neyin uygun olduğunu düşündükleri bilinmiyor

Gelir ve harcama anketleri sayesinde, insanların su için ne kadar ödeme yaptıkları biliniyor ve sanitasyon ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor. Veriler, bu tür hizmetlerin tam masraflarını, örneğin bir kuyu delme ya da ilk etapta bir ev bağlantısı alma fiyatı gibi, her zaman yakalayamıyor.

Tanzanya’da nüfusun %10’u, harcamalarının %5’inden fazlasını içme suyuna yapıyor.

su5

Harcamaların kaydedilmesi ve karşılaştırılması içme suyunun uygun fiyatlı olup olmadığı konusunda önemli bir adım olacak.

kaynak.