Battiston: “AB bankaları iklim politikalarının uygulanmasından korkmamalıdır”

Paris Sözleşmelerinin ardından, küresel sıcaklığı sanayi öncesi seviye olan 2 °C’nin altına düşürmek için birçok hükümet ve özel paydaş önlemler aldı. Bu önlemler fosil yakıt kullanımını ve hizmet sektörünü doğrudan etkilemekle birlikte, dolaylı olarak birçok diğer ekonomik sektörü, özellikle enerji yoğun sektörlerde de değişime gidilmesinin yolunu yaptı. Finansal sistemler de bu değişimlerin, hisse senetleri, tahvil sahipleri ve krediler aracılığıyla firmalar üzerinden etkilenebilir. Ancak iklim politikalarının finansal sistem üzerindeki etkisi hala belirsizliğini koruyor.

Yatırım portföylerinin iklim risklerini değerlendirmek için bir analiz

Zürih Üniversitesi Finans Bölümü’nden Stefano Battiston’ın başkanlığını yaptığı, uluslararası bir araştırma ekibi, politika senaryolarına bağlı olarak yatırım portföylerinin iklim risklerini değerlendirmek için yeni bir ağ tabanlı iklim stres testi metodolojisi geliştirdi. Battiston, geliştirdiği sistem için, “Yöntemimiz, finansal sözleşmeler ağı boyunca hem doğrudan hem de dolaylı riskler nedeniyle iklim değişikliği ve iklim politikalarından kaynaklanan riskleri hesaba katmak için, bireysel kurumların riske dair tanıdık finansal istatistikleri genişletmesine olanak tanır” diye konuştu.

Battiston’un analizi, bireysel finansal yatırımcılar tarafından elinde bulundurulan tüm AB ve ABD borsa şirketlerinin hisse senetleri üzerindeki mikro düzeyde verilere, en çok aranan 50 Avrupa bankasının bilanço verilerine ve sektörel düzeyde finansal risklere dayanan mikro düzeyde verilere dayanıyor.

“AB bankaları iklim politikalarının uygulanmasından korkmamalıdır”

Araştırmacılar, tüm finansal yatırımcıların, hisse portföyleri üzerinden, fosil yakıta bağlı sektörlerin değişimlerinin etkilerine maruz kalma oranlarının sınırlı olduğunu tespit ettiler (% 4 -% 13). Özellikle, en iyi AB bankalarının fosil yakıt endüstrisi ve hizmet sektörlerine doğrudan maruz kalmasına dair riski az miktarda bulundu. Battiston, “İklim politikalarının fosil yakıtlar ve kamu hizmetleri sektörleri üzerindeki doğrudan etkisi, finansal sistemde bankaların varsayılanlarına ya da sistemik domino etkilerine neden olmayabilir, bu nedenle AB bankaları iklim politikalarının uygulanmasından korkmamalıdır” diye konu ile ilgili sözlerine devam etti.

Buna karşılık, finansal yatırımcıların öz sermaye portföyünün iklim politikası ile ilgili sektörlere göre birleşik riske maruz kalma ihtimalleri daha büyük hesaplandı (% 45-% 47).

Hızlı ve istikrarlı iklim politikaları, sistemik riski ima etmez

G20 Finansal İstikrar Kurulu İklim ile İlgili Finansal Açıklamaya İlişkin Görev Gücü’ndeki yönergeler etrafındaki politika tartışması bağlamında sonuçlar, riske ilişkin finansal bilgilerin açıklanmasının risk tahminlerini iyileştirmek ve yatırımcılar için doğru teşvikleri oluşturmak için gerekli olduğunu ortaya koyuyor. Önemli olan iklim politikalarının uygulanma zamanlamasının iyi hesaplanması.

Stefano Battiston sözlerini analizi üzerinden sözlerini “Erken ve istikrarlı bir politika çerçevesi, varlık fiyatlarının daha düzgün bir şekilde ayarlanmasına ve düşük karbon ekonomisine geçişte net kazananlar ve kaybedenlerin ortaya çıkmasına izin verecek” şeklinde sonlandırdı.

kaynak.