AnasayfaEkolojiKalkınma

Avrupa Birliği, yeşil dönüşüm için ‘tamam ya da devam’ anıyla karşı karşıya

Avrupa Birliği, yeşil dönüşüm için ‘tamam ya da devam’ anıyla karşı karşıya

Araştırmacılar yaklaşan seçimlerde karbonsuzlaştırma planına yönelik siyasi riskler görüyor. Ekonomik olarak sıkışan dünyada yeşil sanayiye geçişin Avrupa için zor olacağını ifade eden uzmanlar, halkın iklim konusunda bilinçlenmesinin önemine dikkat çekiyor.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) tarafından yazılan yeni bir rapor, Avrupa Birliği’nin (AB) Avrupa Yeşil Mutabakatı‘na sadık kalması halinde, hayat pahalılığı krizi, çok sayıda seçim ve artan siyasi “yeşil tepki” nedeniyle karbonsuzlaştırma için ‘tamam ya da devam anı’ ile karşı karşıya olduğu uyarısında bulunuyor.

Guardian’ın aktardığına göre, 28 Eylül 2023 tarihinde yayımlanan araştırmada ECFR’den yetkililer, Avrupalı karar alıcıların seçmenleri, özellikle de önümüzdeki yıl Avrupa Parlamentosu seçimleri ve birkaç ulusal seçim yapılacakken, yeşil dönüşüme sadık kalmanın kendi çıkarlarına olduğuna ikna etmeleri gerektiğine vurgu yaptı.

Bulgular, Avrupa’da birçok “yeşil gerileme”nin yaşandığı bir haftanın ardından geldi. İsveç ve Birleşik Krallık hükümetleri yeşil taahhütlerinden geri adım attıkları gerekçesiyle ağır eleştirilere maruz kalırken 26 Eylül 2023’te AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB hükümetlerinin araç emisyonlarına ilişkin kuralları yumuşatma yönündeki tutumunu memnuniyetle karşıladı.

‘Avrupa, yap ya da boz anı ile karşı karşıya’

ECFR kıdemli politika araştırmacısı Susi Dennison ve analist Mats Engström, “Avrupa, karbonsuzlaştırmanın bir sonraki aşamasına Avrupa Yeşil Anlaşması’nda belirlediği hızda ve modele göre ilerlemeli. Ancak Avrupa’daki karar alıcılar ve halk, hem mali hem de siyasi maliyetlerini ödemeye istekli olup olmadığı açısından bir yap ya da boz anı ile karşı karşıya” dedi.

Rapor, karbonsuzlaştırmayı savunmak için karar alıcıların enerji egemenliğine ve yeşil sanayi dönüşümünün ülkelerini ekonomik olarak daha rekabetçi hale getireceğine odaklanmalarını öneriyor. Ayrıca raporda, AB mali desteğinin iklim krizinin riskleriyle birlikte adil bir geçişe katkıda bulunmasının önemine dair ifadeler yer alıyor.

Raporda, “AB küresel bir yeşil lider olmaktan fayda sağlayabilir ancak politika araçlarını değişen jeopolitik koşullara hızla adapte etmesi gerekiyor” denildi.

‘Avrupa’da iklim eylemlerine ilgi artıyor’

Kıta genelinde iklim konusunda eyleme yönelik kamuoyu desteği yüksek seyretmeye devam ederken, enerji fiyatları ve arzı konusundaki belirsizlik, maliyet ve rekabet edebilirlik sorunlarıyla giderek daha fazla karşı karşıya kalındığı anlamına geliyor.

Haziran 2023’te yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde Polonya, Slovakya, Hollanda ve Avusturya‘nın yanı sıra potansiyel olarak Hırvatistan ve Romanya‘da da seçimler var.

Bu arada rapor; İtalya, İsveç, Finlandiya ve Yunanistan‘da “ulusal çıkarlara açıkça öncelik veren ve uluslararası bir gündem olarak algıladıkları şeylere karşı daha temkinli” olan hükümetlerin bulunduğu uyarısında bulunuyor.

Araştırmacılar, 2019’da Yeşil Mutabakat için stratejik gündemin kabul edilmesinden bu yana değişen jeopolitik ortama rağmen Avrupa’nın iklim hakkındaki planlarını sulandırması halinde özellikle ABD ve Çin‘e karşı önemli ölçüde kaybedeceğini tahmin ediyor.

‘Avrupa bu konuda istekli mi?’

Dennison, önümüzdeki yıl içinde bir araya gelecek üç unsurun “Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın uygulanmasına yönelik kararlılığın sürdürülmesini çok zorlaştıracağını” söyledi. Yeşil rekabetin, özellikle ekonominin sıkışık olduğu bu dönemde, Avrupa için bir zorluk teşkil ettiğine değinen Dennison, “Sadece ABD ve Çin değil, pek çok farklı ülkenin, işletmelerinin rekabet edebilmesi için daha fazla sübvanse edilmeleri gerektiğini düşündüklerini görüyoruz. Avrupa’da bunu yapmaya istekli miyiz?” diye sordu.

Kaynak: Yeşil Gazete

 

COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: