Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri: Hedef 13 – “İklim Eylemi”

Bu yazı IDEMAHABER’in 2.İhtiyaç Haritası Zirvesi’nde düzenlediği “Sosyal Fayda ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Bağlamında Yurttaş Haberciliği” atölye çalışmasında Elif Şevval Akçam, Hülya İrem Uçkuloğlu ve Mehmet Yüksekdağ tarafından hazırlanmıştır.

Birleşmiş Milletler tarafından 2016 yılının Ocak ayında kabul edilen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi’nin 13. hedefi olan “İklim Eylemi” iklim değişikliği ve etkileri ile mücadeleyi içermektedir. Birlemiş Milletler istatistiklerine göre sera gazı salınımı 1990 yılına göre günümüzde %50 artmıştır.

Küresel olarak aşırı hava olaylarının yaşanmasına ve bununla bağlantılı olarak buzulların erimesi, deniz suyu seviyelerinin artması ve gıda krizlerinin yaşanması gibi bireyleri ve canlıları olumsuz olayların yaşanmasına sebep olan iklim değişikliğinin sebepleri arasında sera gazı salınımı bulunmaktadır. Sera gazı hayatımızın yapı taşlarından biri olmasına rağmen; bu salınımın gereğinden fazla olması iklim değişikliğini tetiklemektedir.

Hepimizin yakından bildiği gibi sera gazı salınımını üreten sektörler arasında enerji, ulaşım ve sanayi bulunmaktadır. Şunu da vurgulamak gerekir ki, sadece bindiğimiz otomobiller ya da üretim gerçekleştiren fabrikalar değil; evlerimizi aydınlatmakta kullandığımız ampullerin tükettiği elektrik de az ya da çok karbon salınımının artmasına yol açmaktadır. Bir başka ifadeyle söylemek gerekirse, bireysel tercihler ve kullanım alışkanlıkları da iklim değişikliğini etkilemektedir. Örneğin, bireylerin yaşadıkları yerlerde tasarruflu ampül kullanmaları ya da otomobilleri yerine toplu taşımayı tercih etmeleri iklim değişiklinin etkilerini bir nebze de olsa azaltmaktadır.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde bugüne kadar 200’e yakın ülke tarafından imzalanan ve 2005 yılında yürürlüğe giren Kyoto Protokolü bulunmaktadır. Kısaca söylemek gerekirse, protokol sera gazını hükümetler düzeyinde azaltarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi içermektedir. Ancak, temel enerji kaynağı fosil yakıtlardan oluşan ve karbon salınımına neden olan ekonomisi sanayiye dayalı ülkelerin bazıları protokole sıcak bakmamaktadır. Durum böyle olunca, sera gazı salınımı devam etmekte ve bu durumda küresel iklim değişikliğinin önüne geçilmesine engel olmaktadır. İklim değişikliğini engellemede hükümetlere, bireylerden, özel sektörden ve sivil toplumdan daha fazla rol düştüğü aşikarken bazı hükümetlerin bu konuda herhangi bir çabada bulunmaması ne yazık ki, kısa süre sonra iklim değişikliğinin etkilerini geri döndürülemez bir noktaya ulaştıracaktır.