11. Kalkınma Planı neleri kapsıyor?

Idema Haber editörlerimiz 11. Kalkınma Planı’nın neleri kapsadığını sizler için derledi, işte Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı!  

Bakanlıkların, sivil toplum kuruluşlarının, kamu kurum ve kuruluşlarının katılımlarıyla birlikte “daha fazla değer üreten, daha adil paylaşan, daha güçlü ve müreffeh Türkiye” vizyonunu benimseyen plan, beş farklı başlıktan oluşuyor:

  1. İstı̇krarlı ve Güçlü Ekonomı̇; makroekonomik politika, yurtiçi tasarruflar, enflasyon, para politikası ve mali piyasalar gibi konulara bu başlık altında yer veriliyor.
  2. Rekabetçı̇ Üretı̇m ve Verı̇mlı̇lı̇k; sanayi politikaları ve sektörel politikalara dair detaylar bu başlıkta göze çarpıyor.
  3. Nı̇telı̇klı̇ İnsan, Güçlü Toplum; eğitim, istihdam, sağlık, aile, kadın, çocuk, gençlik, kültür, sanat, spor, sosyal yardımlar gibi geniş yelpazedeki konular bu başlıkta inceliyor.
  4. Yaşanabı̇lı̇r Şehı̇rler, Sürdürülebı̇lı̇r Çevre; bölgesel gelişim, şehirleşme, kentsel dönüşüm, altyapı, kırsal kalkınma ve çevre gibi konular bu başlık altında görülüyor.
  5. Hukuk Devleti, Demokratikleşme ve İyi Yönetişim; hukuk devleti, demokratikleşme, adalet, güvenlik, sivil toplum, şeffaf ve hesap verilebilir idari yapılanma, yerel  yönetimler, uluslararası kalkınmada iş birlikleri gibi konular bu başlık üzerinde yapılanıyor.

On Birinci Kalkınma Planı, rekabetçiliğin artırılmasına ve üretimde verimlilik kavramlarına sürekli olarak vurgu yapmaktadır. Türkiye’nin küresel pazarda rekabetçi hale gelmesi için fiziki, beşeri ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Bu açıdan plan, küresel gelişmelerin yol açtığı risk ve tehditlere karşı önlem alan ancak fırsatlara adapte olmaya istekli bir çerçeve olarak da görülebilir.

Plan dönemi boyunca; insan odaklılık, katılımcılık, kapsayıcılık, hesap verebilirlik, şeffaflık ve verimlilik ilkeleri esas alınacak. Kalkınma planında öngörülen amaç ve hedefler,  toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilerek kalkınma vizyonuna ulaşmaya yönelik temel adımların atılmasını sağlayacaktır. Bu vizyon çerçevesinde oluşturulan uzun vadeli kalkınma amacı ise milletimizin temel değerlerini ve beklentilerini esas alarak ülkemizin uluslararası konumunu yükseltmek ve halkın refahını artırmaktır. 

On Birinci Kalkınma Planı ile Türkiye’nin yüksek gelir grubu ülkeler ile en yüksek insani gelişmişlik seviyesindeki ülkeler arasına girmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla 2023 yılındaki Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın 1.080 milyar dolara, kişi başına gelirin 12.484 dolara yükseltilmesi; ihracatın 226,6 milyar dolara çıkarılması; işsizlik oranının yüzde 9,9’a düşürülmesi; enflasyon oranlarının kalıcı bir biçimde düşük ve tek haneli rakamlara indirilmesi hedeflenmektedir. (10. Kalkınma Planı’nın 2023 hedefleri ise: Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın 2 Trilyon dolara, kişi başına düşen milli gelirin 25.000 dolara yükseltilmesi; ihracatın 500 milyar dolara çıkarılması; işsizliğin yüzde 5 oranına düşürülmesini kapsıyordu.)

Küresel Belirsizlikler, Ekonomik Dönüşüm

Artan belirsizlik ortamında, üretimin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere kaymakta olduğu ve Türkiye’nin bu alanda daha etkin olması beklenmektedir. Planda değinilen önemli bir nokta ise mevcut küresel ekonominin teknoloji tabanlı iş modelleri tarafından baskı altına alınmasıdır. Ancak dijital dönüşüm birçok sosyal ve ekonomik sorunu beraberinde getirmektedir:

• Planda, teknolojik alandaki gelişmelerin emek arzında ve istihdam ilişkilerinde dönüşümlere yol açtığına değinilmiştir. Nitelikli iş gücüne olan talebi arttırırken daha az nitelik gerektiren emek talebini azalttığına değinilmiştir.

• Beşeri sermayenin niteliğindeki artışın hızlı teknolojik dönüşüme ayak uyduramaması toplumun tüm tabakalarını etkilemektedir. Bu da ücretlerde kutuplaşmaya yol açmaktadır.

• Teknolojik dönüşüm, beceri geliştirme olanakları kısıtlı düşük gelir grubundaki bireylerin istihdam olanaklarını ve gelirden aldıkları payı sınırlamaktadır.

Küresel Gelişmelerin Türkiye Etkileşimi

Küresel gelişmelerin Türkiye açısından ortaya çıkardığı risk ve fırsatlar, planda üstün körü açıklanmış. Ancak teknoloji geliştirme ve bu teknolojileri etkin kullanma konusunda gerçekçi bir yaklaşım benimsenerek Türkiye, “kısıtlı yetenekli” olarak tanımlanmıştır. Peki yetenek seviyesini yükseltmek ve dönüşüme ayak uydurmak için neler yapılması gerekmektedir?

Öncelikli sektör ve alanlarda nitelikli insan kaynağının zenginleştirmesi; teknolojinin işletmelere yayılımının artırılması; firmaların organizasyon ve yenilik kabiliyetlerinin geliştirilmesi; araştırma – geliştirme (Ar-Ge) ve yeniliğin finansmanına yönelik etkin mekanizmaların devreye sokulması gerekmektedir.

Türkiye açısından genç iş gücünün teknolojik dönüşüme uygun hale getirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bu açıdan mesleki eğitim ve gerekli kurumsal yapıların sağlanması gerekliliğine de değinilmiştir. Bir diğer ilgili nokta ise kritik teknolojiler başlığı altında ele alınmıştır; teknoloji üretme ve adaptasyon yeteneklerinin geliştirilmesi temel bir amaç olarak belirtilmiş, yenilikçi girişimlere yönelik Ar-Ge destek programlarının oluşturulması hedeflenmiştir.

Finansman

11. Kalkınma Planı’nda öncelik verilen konulardan birisi de finansman olarak ortaya konmaktadır. Temel hedef olarak sürdürülebilir büyümenin tesis edilmesi ve yüksek potansiyelli projelerin desteklenerek sıçramaları benimsenmektedir. “Güçlü Finansal Yapı” alt başlığında üç farklı fondan bahsedilmektedir; Türkiye Kalkınma Fonu, Türkiye Varlık Fonu, Girişim Sermayesi. Ayrıca yurt dışı girişim sermaye fonlarının Türkiye’de teşvik edilmesine yönelik adımların atılacağı belirtilmiştir. Ulusal ve uluslararası yatırımcıların, geliştirilen girişim sermayesi fonların katkısını sağlamak için çalışmaların yürütüleceği de belirtilmiştir. Bunlara ek olarak, kalkınma ajansları tarafından pilot illerde bölgesel girişim sermayesi uygulaması yürütülecek ve rekabet güçlerinin artırılması hedeflenecek.

Yukarıdaki bilgiler ışığında 11. Kalkınma Planı’nda girişimciliğin, sürdürülebilir kalkınmanın tesisi açısından önemli bir bileşen olduğu anlayışı ile oluşturulduğu görülmektedir. Plan çerçevesinde verilecek olan teşvik ve desteklerin etkin biçimde kullanılmasında yönelik bazı hususlar ele alınmıştır. Bunlardan birisi teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren firmalar için Ar-Ge desteği mekanizmalarının oluşturulmasıdır. Bu bölgelerdeki firmalara, Teknopark Teknoloji Ticarileştirme Programı verilecektir.

Girişimcilik 

Ekonomik belirsizlik döneminde risklerin elimine edilmesi ve fırsatların en üst düzeye çıkarılması için girişimciliğe büyük önem verilmiştir. Kobi Stratejisi Eylem Planı’na göre KOBİ’ler, toplam işletmelerin %99.9’unu oluşturmaktadır. Bu nedenle KOBİ’ler, girişimcilik kültürünün içselleştirilmesi ve inovatif girişimcilik kapasitelerinin artırılması adına niceliksel gelişim açısından oldukça önemlidir.

Girişimcilik ve KOBİ’ler başlığı altında değinilen maddelerin önemli noktaları aşağıda belirtilmiştir:

• Alternatif finansman olanaklarının güçlendirilmesi ve kullanımlarının arttırılması,

• Kredi garanti sistemlerinin geliştirilmesi ve yaygın kullanımı,

• Teknolojik tabanlı girişimler için Girişim Destek Paketinin oluşturulması,

• Türkiye Girişim Ekosistemi Platformu’nun oluşturulması; tüm paydaşlar, eğitimler ve destekler hakkında bilgilerin olduğu bir web sitesi,

• Öncelik verilen sektörlerdeki startup, KOBİ ve büyük firmaların eşleştirilmesi; ortak proje geliştirme desteğinin sağlanması ve kümelenme ile iş birliklerinin desteklenmesi,

• Girişimcilik mevzuatının sadeleştirilmesi,

• Yabancı yatırımcıların gelmesi için kolaylaştırıcı düzenlemelerin yapılması,

• Akademisyen ve meslek sahiplerinin girişimci olmalarının kolaylaştırılması,

• Esnaf ve sanatkarların değişime uyum sağlamasına yönelik uygulamaların hayata geçirilmesi,

• Sosyal ve yenilikçi kooperatifçiliğin desteklenmesi, 

• Ortak çalışma kültürünün teşvik edilmesi, 

• Girişimcilik, Ar-Ge ve yenilikçilik gibi alanlarda danışmanlıkların sağlanması,

• Markalaşmalara yönelik desteklerin artırılması,

• Girişimcilik kültürünü geliştirmeye yönelik hedef ve performans odaklı destek modellerinin oluşturulması,

• İstanbul’un öncelikli olarak bölgesel, daha sonra küresel girişimcilik merkezlerinden birisi haline getirilmesi, (Uluslararası İstanbul Girişimcilik Programı)

• Sosyal girişimcilikle ilgili düzenlemelerin yapılması, 

• Sosyal etkilerin ölçümlenmesi, analiz sonuçlarına göre iyi uygulamaların topluma sağladıkları katkı oranında destek miktarlarının kademeli olarak artırılması,

• Sağlık ve su ürünleri gibi farklı alanlarda girişimciliğin teşvik edilmesi,

• Kadın girişimcilere yönelik girişimcilik faaliyetlerinin desteklenmesi ve teşvik edilmesi, 

• Kırsal kesimlerdeki kadın girişimciliğine yönelik destek mekanizmalarının oluşturulması hedeflenmektedir.

Kooperatifçilik

11. Kalkınma Planı kapsamında kooperatifçilik alanında yürütülecek olan çalışmalar, girişimcilik ve kadın kooperatifleri üzerinden ilerlemektedir. 

• Esnaf ve sanatkârların konjonktürel değişimlere adapte olmasını sağlamak, rekabet güçlerininin yanı sıra verimliliklerini de artırmak için sosyal ve yenilikçi kooperatifçilik uygulamaları desteklenecektir. 

• Kooperatif Destek Sistemi oluşturulacaktır; kooperatiflerin makine ve ekipman alımı, nitelikli personel istihdamı, demirbaş alımları ile tanıtım amaçlı giderleri sübvansiyonlu kredi olarak desteklenecektir. Plan döneminde başta tarım satış kooperatifleri, kadın kooperatifleri ve sosyal nitelikli kooperatiflere destek sağlanacaktır.

• Kooperatifçilikle ilgili kamuoyunda farkındalık sağlanacaktır.

• Kooperatif girişimciliğinin farklı alanlarda uygulanması yönünde çalışmalar yapılacaktır.

• Kadınlar tarafından kurulan kooperatiflere yönelik; eğitim, girişimcilik ve danışmanlık gibi alanlarda sunulan destekler yaygınlaştırılacaktır. Gerekli hukuki düzenlemeler yapılarak kadınların kooperatif kurmaları kolaylaştırılacaktır.

• Kentsel dönüşüm uygulamalarına kaynak sağlanmasına yönelik olarak, hazineye ait sanayi parselleri küçük sanayi kooperatiflerine satılacaktır.

On Birinci Kalkınma Planı’na ulaşmak ve daha ayrıntılı bilgi almak için lütfen tıklayınız.

Please follow and like us: