Liuzhou Orman Kenti, Çin’in Yeni Şehircilik Modeli İçin Milyonlarca Bitki Dikiyor!

Mimar Stefano Boeri tarafından tasarlanan Liuzhou Orman Kenti 2020 yılında açılacak. Milano’daki Dikey Orman yani Yüksek Binalar ve Kentsel Habitat Konseyi (CTBUH) tarafından 2015 yılında dünyanın en iyi binası olarak seçilen İtalya’daki “Bosco Verticale” ile yakaladığı başarısının ardından Stefano Boeri Mimarlık Ekibi, gezegenimizin geleceği için yine bir mimari proje modeliyle iklim değişikliğinin zorluklarıyla başa çıkabilecek yeni bir kentsel yerleşim kuşağı tasarlıyor. Liuzhou Orman Kenti, Çin’de bulunan dağlık eyalet Guangxi’de, Liujiang Gölü’nün kenarında yaklaşık 175 hektarlık bir bölgede yükselecek.

Liuzhou Orman Kenti’nde ağaçlar sadece dekorasyondan ibaret olmayacak, yapıların ayrılmaz bir parçası olacak. Tamamen bitkilerle kaplı evler, ofisler hatta okul ve hastane gibi yapılar sayesinde 30 binden fazla insan ağırlanabilecek. Öyle ki kent merkezine yukarıdan bakıldığında çevresindeki yeşil alanlar nedeniyle şehri ayırt etmek neredeyse imkansız olacak.

Liuzhou Orman Kenti, ilk sıfır etkili şehir olacak..

Stefano Boeri Mimarlık’ın özellikle belirttiği gibi şehir, enerji açısından tamamen kendi kendine yetecek. Bina içlerinde sıcaklık regülasyonu için jeotermal enerji kullanılacak ve çatılarda güneş paneli sistemleri olacak. Merkez ile Liuzhou Orman Kenti arasında gidiş-dönüş için elektrikli tren kullanılacak.

Bütün bunlar birçok çevresel fayda sağlayacak. Bitki örtüsünün güçlü varlığı, 57 ton karbondioksit ve partikül maddeleri absorbe ederken her yıl ortalama 900 ton oksijen üretecek. Hava kalitesini artırarak ortalama sıcaklıkları da düşürecek. Bunlar tabii ki 40.000 ağacın dikilmesi, sokaklara ve binalara yerleştirilecek yüzlerce farklı türden yaklaşık bir milyon bitki sayesinde mümkün olacak.

Boeri ve ekibi tarafından geliştirilen yaklaşımlar kent ormancılığı ve büyük şehirlerdeki biyoçeşitliliğin korunması üzerine odaklanıyor. Bu yaklaşımların temel yönlerinden bazıları şunlar: fazla çimento kullanımından kaçınmak, şehirleri ormanlara dahil ederek inşaat için orman tahribatını azaltmak, şehirlerdeki kirliliğin azaltılması ve nihayetinde doğayı mimarlığın vazgeçilmez bir parçası haline getirmek.

Boeri: “Şehirler karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 70’ini üretiyorlar. Ormanlar ve okyanuslar CO2’nin ana düşmanları olarak yaklaşık yayılan miktarın yüzde 35’lik kısmını emiyorlar. Ormanları şehirlere taşımak veya orman şehirleri oluşturmak karbondioksiti bitkileri beslemek için bir gübre haline dönüştürmek anlamına gelir.” diyor.

Liuzhou Orman Kenti, Asya’daki ilk Nanjing Dikey Ormanı’nından sonra Çin için ileriye doğru atılan bir diğer adım. Ülke, yenilenebilir enerjinin kullanımı ile ilgili olarak çevre dostu politikalara yöneliyor bu da kömüre olan bağımlılığını azaltıyor. Çin’de kırsal bölgelerden göç etmiş ve şehirlere yerleşmiş 14 milyon insan var. Boeri hava kirliliği sorununun altını bu örnekle çiziyor. Çin hükümeti nihayet bu göçleri küçük şehirler inşa ederek önlemeye karar verdi ve bu şehirler banliyöler yerine tamamen yeşil şehirler olacak.

Çin, dünyadaki en yüksek sera gazı emisyonu ve partikül madde oranına sahip ülke olarak kirliliğin azaltılmasına yönelik yeşil bir gelecek için mükemmel bir başlangıç noktası oluşturdu. Bu nedenle Liuzhou Orman Kenti tamamen “yeşil” bir yerleşimin yanı sıra, konut ihtiyaçlarının ve çevreye uyumun bir arada olduğu gelecek için yeni bir kent modelini temsil edecek.

Kaynak