Yapay zeka, ormanlar için ezber bozan bir etki yaratabilir!

Doğal kaynaklarımızın değeriyle ilgili çeşitli istatistiklere rağmen onları en iyi şekilde korumak yerine durumu görmezden geliyoruz. İklim değişikliğiyle daha etkin bir şekilde mücadele etmek aynı zamanda artan nüfusu beslemek için okyanuslarımızı ve tatlı su kaynaklarımızı korumalıyız. Küresel biyoçeşitlilik kaybını önlemek adına bu bilgi açıklığını acilen kapatmalıyız.

Tarım alanında 1 milyardan fazla insanın çalışıyor ve yılda 1.3 trilyon dolarlık gıda üretimi yapılıyor. Bu da tarımı dünyadaki en büyük endüstri alanı yapıyor. Ancak gıda üretimi gittikçe zorlaşıyor; ekilebilir araziler azalıyor, ekstrem hava koşulları zarara yol açıyor ve iklim değişikliği hasat edilen ürünlerin besin değerlerini azaltıyor. Toprak esaslı doğal kaynaklarımızdan biri olan ormanlarımız da benzer zorluklarla karşı karşıya. Raporlara göre yılda 18.7 milyon dönüm ormanlık alanımızı kaybediyoruz. Bu durum doğal kaynakların, ekosistemlerin ve biyoçeşitliliğin kaybına yol açıyor. Mevcut tarım ve arazi kullanımı, iklim değişikliğine katkıda bulunuyor ve toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık %25’ini oluşturuyor.

Tarım ise orman tahribinin en güçlü faktörlerinden biri. Sera gazları da antropojenik bozkırların hemen arkasından geliyor. Kaynaklarımızı daha etkin yönetmek gezegendeki herkesin refahını arttıracaktır. Ayrıca gezegenimiz kendisini geliştirme potansiyeline sahip. Ekosistemlerimizin ve arazilerimizin daha iyi yönetilmesi, karbon emisyonlarını önemli ölçüde düşürürken artan nüfusu da beslemeye yardımcı olacaktır. Ancak hareket etmek için gezegenin doğal sistemlerinin mevcut durumu hakkında daha net bir resme ihtiyacımız var. Sistemlerin nasıl değiştiklerini ve etkili müdahale stratejilerinin neler olduğunu görebilmemiz gerek. İşte bu bilgi boşluğunu yapay zekanın sağladığı çözümler doldurabilir. Bu yüzden Microsoft geçen yıl “Earth for AI (Dünya için Yapay Zeka)” programını başlattı. Bu program; biyoçeşitlilik, su, tarım ve iklim değişikliği alanlarında çalışanlar için Microsoft’un uzmanlığını ve teknolojisini kullanılabilir hale getiriyor. Böylece uzmanlar araştırmalarını dünya çapında ilerletebilecekler.

Orman yönetimi, teknolojinin ilk yaklaşımlarının nasıl sonuçlanacağını görmek için iyi ve hızlı bir örnek. Orman envanterlerinin yürütülmesi, 1900’lerin başlarındaki İskandinav ülkelerinde sunulan ilk istatistiksel örnekleme yaklaşımından beri çok fazla değişmemişti. Normalde ekipler bir cihazla değil; metrelerle, kalemlerle ve not defterleriyle ormana çıkıyorlar. Her bir ağacın çapını, yüksekliğini ve türünü yani bir bütün olarak ormanın yapısını tahmin edebilmek için birçok örnek arazide ölçümler yapıyorlar. Ancak bu envanteri sağlamanın daha iyi yollarını bulmaya kendini adayanlar var.

Earth Grantee için bir yapay zeka sistemi olan SilviaTerra, yazılım tabanlı bir yaklaşımla ortaya çıktı. Yazılımı uydu görüntülerini ve makine öğrenimini kullanarak ormanları ölçülendirebiliyor. Yapay zeka ile desteklenen algoritma, ormanları doğru bir şekilde değerlendirmek için gerekli olan alan miktarını büyük ölçüde azaltıyor ve yeni nesil hassas ormancılık tanımının öncüsü konumuna geliyor. Amaçları her ağaç hakkında ayrıntılı bilgi toplayıp tarihte ilk kez ABD ormanlarının güncel haritasını sağlayacak bir veri kütüphanesi oluşturmak. Bu tür veriler, biyoçeşitlilik, karbon tutumu ve ormanlar tarafından sağlanan diğer birçok ekosistem hizmetleri için çevresel yönetimler sağlıyor.

Columbia Üniversitesi’ndeki Earth araştırmacıları için yapay zeka tarafından yapılan çalışmalar, doğru, ayrıntılı ve güncel bilgilerin neden önemli olduğunu gösteriyor. Bir ekolojist olan Dr. Maria Uriarte ve istatistikçi Dr. Tian Zheng, aşırı hava koşullarının ormanlar üzerindeki etkisini ve yeniden doğuş biçimlerini inceliyorlar. Kısa, genç ve seyrek ormanlar, yaşlı ve yoğun bölgelere göre daha etkisizler. Kasırga Maria ormanları tahrip ettikten sonra verilen zararı değerlendirmek için Porto Riko’ya gitti. Uriarte ve Zheng, Columbia Veri Bilimi Enstitüsü ile bağlantılı olarak, fırtınanın oluşturduğu zararın detaylı bir tahminini oluşturmak için uzaktan algılama (remote-sensing) sistemini kullanacaklardı.

Mevcut temel veriler ve orman envanterinin eğilimine gelecekte ne olacağına dair ileriye dönük bir bakış açısı olmadan, planlamacılar ormanlara çok daha az değer biçebilirler. Bu program ülkelerin çok değerli bölgelerini ellerinde tutmalarına yardımcı olabilir. Bunun gibi projeler, büyük veri görünümlerinin oluşturulmasında küresel ölçekte kritik bir öneme sahiptir. “Dünya için Yapay Zeka” portföyü çok hızlı büyüyor. Şimdiden 47 ülkede 147 kişi ve kuruluşa hibe verildi. Bu çalışma bize insan zekası ve yapay zekâ kombinasyonunun ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Ayrıca gezegenimizin etkili ve hızlı ilerlemeye ne kadar ihtiyaç duyduğuna dair kuş bakışı bir örnek verdi. İyi haber şu ki; sensörler, uydular, dronlar, bilim adamları, kameralar ve diğer birçok kaynaktan gelen verileri toplamak ve analiz etmek için teknolojimiz müsait. Bulut ve yapay zeka ile daha önce imkansız görülen masraflı şeyler, artık doğru ve uygun maliyetli bir şekilde gerçekleştirilebilir. Arazi örtüsü haritalandırmasında kaydedilen ilerleme aydınlatıcı bir örnek. Amerika Birleşik Devletleri’nde, arazi örtüsü üzerindeki en uygun veri setleri 30 metrelik bir çözünürlükle yaklaşık yedi yıl önce güncellenmişti. Küresel olarak düşünürsek, çok az yer tamamlandı.

Chesapeake Körfezi’nde (ABD’nin en büyük ırmak ağzı), Chesapeake Conservancy adlı kar amacı gütmeyen küçük bir kuruluş 64.000 mil karelik körfezin su havzasında hassas koruma sağlamak ve gerekli verileri toplamak için daha iyi bir model tasarlıyor. Microsoft, Conservansy’in verileriyle ve jeo-uzamsal yazılım devi Esri ile gerçek zamanlı olarak ABD’nin arazi örtüsü haritasını oluşturabilecek bir algoritma üzerine çalıştı. Halen yapılması gereken çok iş olsa da, Azure’deki uzman bilgi işlem altyapısı 50 dolardan az bir masrafla 10 dakikadan kısa bir sürede bütün ABD’nin bir haritasını oluşturabiliyor.

Dünyada neyin, ne zaman ve nerede olduğunu bilirsek yapay zeka ezberleri bozabilir. Çünkü gerekli eylemleri gerçekleştirmek daha kolay ve daha etkili olabilir. İnovasyon hızı, iklim değişikliğine ayak uydurabilen birkaç şeyden biri. Mevcut arazi kullanım uygulamalarımızın etkilerini izlemek ve model senaryoları uygulamak için yapay zekanın gücünü kullanmak, belki de ilk kez topraklarımızı, havzalarımızı, ekosistemlerimizi daha etkili ve sürdürülebilir bir şekilde yönetmek için doğru bilgilere sahip olabileceğimiz anlamına gelir. O bilgi parmaklarımızın ucunda.

Kaynak