FAO Küresel Gıda Krizi Raporu 2017 yayınlandı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) yayınladığı Küresel Gıda Krizi Raporu 2017’ye göre küresel olarak, 2016 yılında 108 milyon kişinin kriz düzeyinde gıda güvensizliği veya daha kötüsü ile karşı karşıya bulunuyor. Bu, rakamın neredeyse 80 milyon olduğu 2015’e oranla %35’lik bir artışı temsil ediyor.

Çatışmaların akut ve geniş kapsamlı etkileri, Yemen’de acil yardıma ihtiyacı olan çok miktarda insan bıraktı (17 milyon); Suriye (7.0 milyon); Güney Sudan (4,9 milyon); Somali (2.9 milyon); Kuzeydoğu Nijerya (4,7 milyon), Burundi (2,3 milyon) ve Orta Afrika Cumhuriyeti (2 milyon). Öngörülere göre, kuzeydoğu Nijerya, Güney Sudan, Somali ve Yemen’in izole bölgelerinde açlık tehlikesi artabilir.

Rapora göre, çatışma koşulları bu ülkelerde, gıda güvencesizliğinin uzamasına ve göçe neden oluyor. En kötü etkilenen nüfus: Suriye (6,3 milyon ülke içi) ve komşu ülkelerdeki Suriyeli mülteciler (4,8 milyon). Irak (3,1 milyon); Yemen (3.2 milyon), Güney Sudan (3 milyon), Somali (2.1 milyon) ve Kuzeydoğu Nijerya (2.1 milyon) olarak tespit edildi.

Bazı ülkelerde, tarımsal geçim kaynaklarına zarar veren kuraklık koşulları da gıda güvenliğini zayıflattı. Bu durumdan en çok etkilenen ülkelerin ise Doğu ve Güney Afrika’da Somali, Etiyopya (9.7 milyon), Madagaskar (Grand Sud’da 0.8 milyon), Malavi (6.7 milyon), Mozambik (1.9 milyon) ve Zimbabwe (4.1 milyon) olduğu bildirildi. 2017 yılının başlarında yapılan projeksiyonlar, bu bölgelerdeki gıda güvencesizliğinin şiddetinde bir artış olduğunu gösterdi. Özellikle güney ve güneydoğu Etiyopya, Kenya ve Somali’de durum bu şekilde.

Özellikle bazı Güney Afrika ülkelerinde, Nijerya ve Güney Sudan’da yüksek temel gıda fiyatlarının kaydedilmesi, hassas nüfuslar için gıda erişimini ciddi ölçüde kısıtladı ve gıda güvensizliğini ciddi olarak ağırlaştırdı.

İklim koşulları ve çatışmalar gıda güvenilmezliğinin itici gücü 

Raporda verilen bilgilere göre 2016 yılında, El Niño tarafından domine edilen hava koşulları ve çatışmalar yoğun gıda güvenilmezliğinin ana itici gücü oldu. Bu etkilerin kalıcı doğası ve bunlarla ilişkili sorunlar, kişilerin başa çıkma kapasitesini zayıflattı, direncini ve gelecek şoklardan kurtulma kapasitesini zayıflattı. 2016’daki gıda krizleri hem Yemen’de olduğu gibi tüm ulusal popülasyonları etkileyen yaygın ve şiddetli, hem de Kuzeydoğu Nijerya’da olduğu gibi lokalize bölgelerde akut hasara neden oldu. Bu şoklar ulusal sınırlara bağlı değildi ve yayılma etkilerinin komşu ülkeler üzerinde önemli bir etkisi oldu.

Rapora ulaşmak için tıklayınız.