Araştırmalara göre iklim yardımlarının sadece yüzde 10’u yoksul bölgelere ulaşıyor

Uluslararası Çevre ve Kalkınma Enstitüsü uzmanlarının araştırmasına göre, yoksul topluluklara yapılan iklim yardımların sadece yüzde 10’unun ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığı tespit edildi. İklim değişikliğinin neden olduğu olumsuz sonuçları gidermek ve temiz enerjiye erişilmesine imkan sağlamak için yoksul ülkelere yardımlar beklenen düzeyde yapılmıyor.

Bunun nedeni uluslararası iklim fonlarının harekete geçirilmesi için gerekli olan küçük ölçekli yerel yönetimlerin uluslararası büyük kuruluşlarla ve kalkınma bankalarıyla çalışması konusunda baskı altında tutulması.

Yerel projelerin küçük ölçekli olmasından dolayı tasarlanması ve uygulamaya geçirilmesi için daha fazla paraya ve çabaya ihtiyaç duyuluyor. İşte bu yüzden de yereldeki projeleri hareketlendirmek için uluslararası fonlara gereksinim duyuluyor.

Öte yandan Paris Anlaşması’nda da yerel düzeydeki projelere daha fazla fon ayrılması konusunda bir maddenin bulunmaması da özelikle yoksul ülkelerdeki yerel projeler için dezavantaj oluyor.

Uluslararası Çevre ve Kalkınma Enstitüsü başkanı Clare Shakya, iklim yardımlarının sağlanması sırasında en önemli faktörün yereldeki çalışmalarda sağlanacak fon kaynaklarının oluşturulması olduğunu belirtti. Shakya, ayrıca iklim yardımları konusunda söz veren zengin ülkelerin bu fonlardan sadece yüzde 11’ini karşıladığını söyledi.

Mesela ABD’de Yeşil İklim Fonu 3 milyar dolar bağışta bulunacağını vaat etmesine rağmen sadece 1 milyar dolarlık yardımda bulundu. Diğer taraftan da ABD Başkanı Donald Trump iklim fonlarına herhangi bir yatırım yapmayacağını üstelik Amerika’nın uluslararası iklim anlaşmalarından da çıkabileceğini ifade etti.

Diğer yandan iklim değişikliğine uyum sağlamak için Etiyopya gibi ülkelere yardım sağlama konusunda 7,5 milyar dolardan söz edilirken bu yardımlar sadece 100 milyon dolar ile 200 milyon dolar arasında kaldı.

Uluslararası iklim değişikliği görüşmelerinde konuşan En Az Gelişmiş Ülkeler Grubu Başkanı Gebru Jember Endalew, Etiyopya’nın güneş, rüzgar, jeotermal ve hidroelektrik enerjiye uyum sağlama konusunda büyük ölçekli projelerle ilerlemeye kendi imkanlarıyla devam ettiğini vurguladı. Bunu da Doğu Afrika ülkesi olarak Etiyopya’nın uluslararası finanse edilen projelerden yatırım beklemek yerine temiz enerji alanındaki projeleri ulusal projelere dahil ederek başardığını belirtti.

Endalew, iklim değişikliğinin etkilerinin eskiden tahmin edilenden daha kötü durumda olduğunu ve bu yüzden yoksul ülkelerin mümkün olduğunca kendi başlarına bu değişikliğe uyum sağlamak için çabalamaları gerektiğini dile getirdi. Uluslararası iklim finansmanın yerel seviyeye uygulanmasının toplulukların kendilerine en çok yardımcı olacağını düşündükleri eylemleri seçmeleriyle mümkün olacağını belirtti. Örneğin Senegal’de, bir tuz toplama topluluğu, parasını tuza dayanıklı ağaçlar yetiştirmek için kullandı.

Bu sorunlara karşın İngiltere tarafından finanse edilen ve İklim Felaketlerine Karşı Direnç Sağlama (BRACED) projesiyle yerel hükümetlerin ve toplumların iklim fonlarını yönetmek ve bu fonu uygun bir şekilde kullanmak için daha iyi beceriler geliştirmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor.

Kaynak