Yeni Yeşil Anlaşma yayımlandı!

Geçtiğimiz ay, Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez ve Senatör Ed Markey “Green New Deal” yani “Yeni Yeşil Anlaşma” konusunda ortak bir karara vardılar.

Politikanın kapsamlı doğası ve uygulama maliyetleri hakkında bu zamana kadar gerçekleştirilen görüşmeler, iklim değişikliğinden dolayı karşı karşıya kalınacak zararların hesaplanmasının önüne geçti.

İklim değişikliği, oldukça karmaşık ve çözülmesi için ciddi yatırımlar gereken bir konudur. Ancak, yatırım yapılıp yapılmayacağına karar verilirken sadece maliyetleri dikkate almak mantıklı değildir. Asıl odaklanılması gereken nokta, alınan risklerin değerli bir yatırım haline gelme ihtimalidir. Riskler yüksek olduğunda, etkili çözümler daha da değerli hale geliyor.

Yeni Yeşil Anlaşma, iklim değişikliğini ele alan olası yaklaşımları temsil ediyor. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde doğrudan iklim değişikliği etkilerini azaltma ve sıfır emisyona ulaşma gibi faaliyet uygulamaları içeren iddialı hedeflerden oluşuyor. Ayrıca, bağımsız firma ve sendika çalışanlarının haklarının garantiye alınması ile birlikte yüksek düzeyde sağlık, bakım, uygun fiyatlı konutlar ve ekonomik güvenlik gibi genel düzenlemeleri de içeriyor.

Bilim insanları, küresel ısınmanın ekonomik yönlerini ve toplumun farklı kesimleri üzerindeki potansiyel etkilerini ölçmede büyük ilerlemeler kaydettiler. Bu çalışma, Yeni Yeşil Anlaşma’daki iklim eylemlerinin riskli yatırımlara değip değmeyeceğini anlamak için üç bulgu ortaya attı.

Birincisi; “her zamanki gibi bir iş” yörüngesinde devam etmek, dünyaya trilyonlarca dolara mal olacak ekonomik büyüme üzerinde bir sürüklenme yaratacağına dair çok güçlü kanıtlar var.

İkincisi; küresel ısınma, ABD’deki gelir eşitsizliğini arttırabilir. Bunun nedeni olarak ise yoksul ve dışlanmış toplulukların ekstrem doğa olaylarından toplumun diğer kesimlerine oranla daha fazla etkilenmeleri başta geliyor.

Üçüncü ve son olarak; iklim değişikliğini engellemek, doğrudan ekonomik büyümeye yansımasa da diğer birçok zararı önleyecektir. Bu zararlar, küresel ısınmanın bir sonucu olarak zaten yoğunlaştığını düşündüğümüz sıcak hava dalgaları, yoğun yağış ve fırtınalar gibi ekstrem olayların artan risklerini içerir. Ayrıca okyanuslardaki asit miktarının artması ya da daha büyük orman yangınlarının çıkmasının yanı sıra kişiler arası artan şiddet ve kendine zarar verme görülen net artışlar gibi ortaya çıkan farklı sosyal etkileri de kapsamaktadır.

Son on yılda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, iklim değişikliğiyle ilgili eylemler aynı zamanda olumlu sonuçlar da verdi. Örneğin Kaliforniya; geçtiğimiz günlerde iklim değişikliğinden kaynaklanan zararların azaltmasına yardımcı olacak bir altyapı planı yayınladı. Benzer şekilde Paris Anlaşması’nda belirtilen sera gazı azaltma çalışmaları, dünya genelinde, önümüzdeki birkaç yıl içinde milyonlarca kişinin hava kirliliğine bağlı olarak ölümden kaçmasını sağlayacak. Ek olarak Trump yönetiminin geri alma sözü verdiği Temiz Güç Planı, 2030 yılına kadar Amerika Birleşik Devletleri’nde binlerce hayat kurtaracak ve milyarlarca dolar kazandıracak.

Aynı şekilde Yeni Yeşil Anlaşma’nın öngördüğü iklimle ilgili eylemler riskli yatırımlar gerektirecek olsa da, uzun vadede elde edilecek faydalar maliyetlerden çok daha ağır basacak gibi gözüküyor.

Kaynak

Please follow and like us: